SİYASET

0
86


Bu yazımızın konusu siyaset. Dünyayı, ülkeleri devletleri hatta tabiri caizse insanlığı parmağında oynatan kurum. Etki ve kuvveti hayata o derece yansıyor ki savaşlara barışlara ölümlere hatta doğumlara yön vermeye çalışıyor. Doğaya bile müdahale edip dengesini bozabiliyor. O halde siyaset nedir? Namuslu siyaset bilimci felsefeciler siyasetin tarifini şöyle yaparlar. Siyaset maddenin beyne yansımasıdır. Siyaset ekonominin billurlaşmış ifadesidir. Savaşlar bile siyasetin başka araçlarla devamıdır.
Birçok yorumcu; siyaset dünyayı insanı tanıma sanatıdır. Siyaset yönetme sanatıdır. Siyaset uzlaşma sanatıdır. Siyaset kuvvet denklemi kurma sanatıdır. Siyaset matematiktir der. Yukarıdaki tariflerin çoğuna doğru denebilir. Ama bu işi yapanların da bu işin ruhuna uygun olarak bir liyakat sahibi olması gerekir bence. Çünkü bu iş ya da görevin de bir ahlak ve etiği vardır. Oda ÇALIŞMAK ÖĞRENMEK ve PAYLAŞMAKTIR.
Siyasette amaç; amaç, araç, yöntem, iş görme, iş bitirme, etiket, şan, şöhret, zenginlik ve gösteriş malzemesi haline getirildiği de yoğun şekilde günümüzde görülüp yaşanmaktadır. Bu nedenle son yıllarda halkımız arasında siyaset ve siyasetçi, insan kandıran, yalan yağdıran, her kılığa giren, her inanca ve modaya uyan figür olarak anılmaktadır. Çünkü burada çap, kalite, nitelik, birikim, yaşanmışlık, denenmişlik ve hayat tarzı değil istismarcı davranışlarının ön plana geçtiğini görüyoruz.
Her şeye rağmen bugünde siyaset bilimi felsefesini jeopolitik, jeostratejik derinliği ile bizlere aktaran insan ve yurt severliği vicdanlarına yerleştirmiş az da olsa hocalar vardır. Bu yürekli insanların bir kısmını burada anacağım. Prof. Sencer İmer Prof. Emin Gürses Prof. Hasan Ünal Prof. Sait Yılmaz Em. Amiral Cem Gürdeniz dir.
Şimdi yine siyasete dönelim. Siyaset hayatı insanı anlamaktır. Kişi nereden gelip nereye doğru gitmekte olduğunu merak edip öğrenmektir. Siyaset kendi yeteneklerimizi keşfetmektir. Bu nedenle her insan bilincinde olsun ya da olmasın hayatına ve geleceğine siyasal olguların yön verdiği gerçeği inkâr edilemez. Siyaset kurumunun yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya olmak üzere iki yönlü hiyerarşisi vardır. Bir den fazla kişi ya da canlının olduğu yerde ki en küçük birim aile orada günlük hayata yön veren önder siyasetle bunu yapmaktadır. Apartmanda yönetici, mahallede muhtar, kentte belediye başkanı, (kaymakam valiler de büyük ölçüde siyasal mezunu olurlar.) Ülkede başbakan ya da devlet başkanı, Uluslararası kuruluşlarda da başkanlar marifetiyle ama siyaset kurumu eliyle yönetiyorlar. Buralarda vicdan ve liyakat değil maalesef adı (demokrasi olan)sandık oyunları ile kuvvet belirleyicidir. Alın size dünyanın tanrısı benim diyen Amerika ve batının zalim devletleri bugün dünyadaki yoksulluğun, savaşların ve doğa tahribatının sorumlusu bunların siyaseti olan EMPERYALİST emelleri değil midir?
Her insanın Dünyaya insanlığa olaylara baktığı bir siyasi penceresi vardır. Benim de yorum yazılarımda bir pencere olacaktır. Ancak bu herhangi bir siyasi parti gözlüğü değil ama gerçeği yakalama aşkıyla olgular, analizlerimin ana ve esas malzemesi olacaktır. Bu aynı zamanda Yurduma Bağımsızlık, Milletime Birlik, Cumhuriyetime sarılma mücadelesi görevimi, ATATÜRK’e karşı sorumluluğumu da bir nebze yerine getirmeye çalışmış olacağım.
Yazılarımızda Dünyayı anlamaya çalışarak Ülkemize düşen siyaset payını kavramaya bu kavrayışla olguların Mersin’e yansımalarını da inceleyeceğiz. Her zaman dostça uyarı eleştiri ve katkılara teşekkür edeceğiz. Çünkü benim kalemim sadece öğrenme ve paylaşmanın gönülden görevlisidir.

SÜLEYMAN ÇELİKCAN

Önceki İçerikUMUT BULUT, EYÜPSPOR’DA
Sonraki İçerikEFSANE İSİM VAN HOOİJDONK’UN OĞLU SÜPER LİG’E GELİYOR
Süleyman Çelikcan, 1954 Tarsus doğumlu. İlkokulu burada okudu. Dışardan okuyarak Metal teknisyeni oldu.1976’da ÇİTOS-İŞ sendikasının Genel Eğitim Sekreterliğine seçildi. 1978 Adana ve Mersin Çimento fabrikalarında yapılan grevlere önderlik etti. 1979’da Tarsus’tan Mersin’e ABD U2 casus uçaklarına karşı, 2002’de Mersin’den Silopi’ye Irak ambargosuna karşı yürüyüşlere katıldı. 1979-80’de Türkiye İşçi Köylü Partisi Tarsus İlçe Başkanlığı yaptı. 1980’de yurtdışına çıkmak zorunda kaldı. 1982’de yurda döndü. 1986’da Sosyal Demokrat Halkçı Partide faaliyetlerde bulundu. Çalıştığı birçok firma veya fabrikada sendikal çalışmalar nedeniyle işten atıldı. Televizyon açık oturumlarında ve panellerde İşçi Partisi Mersin milletvekili adayı olarak Prof. Halil Cin, Prof. Enis Öksüz, AKP milletvekili Dengir Mir M. Fırat’la Türkiye’yi tartıştı. Üç yıla yakın İşçi Partisi Mersin İl başkanlığı yaptı. Türkiye kanalı AKSU TV’de ve Mersin Kanalı Toros TV’de Gazeteci Saadet Pesen’le ortak ” Haftaya Bakış ” adıyla siyasi programlar yaptı. Bölgede faaliyet yürüten kitle örgütlerinde konferanslar verdi. Mersin Çukurova ve Mersin Gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Evli ve 3 çocuk babası olan yazarımız Arapça ve Almanca bilmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here