ASKERİ EKONOMİ

0
95

Askeri ekonomi ya da ekonominin militarizasyonu kavramı kısaca “ülke kaynaklarının giderek daha da artan oranlarda askeri amaçlar için harcanması” biçiminde tanımlanabilir. Ekonomi derslerinde ekonomi bilimi için genellikle şöyle bir tanım da yapılmaktadır. “İnsan ihtiyaçları sınırsız, kaynaklar ise sınırlıdır. İşte ekonomi bilimi, sınırlı olan bu kaynakları insan ihtiyaçlarının öncelikler sıralamasını gözeterek akılcı ve gerçekçi biçimde saptama ve böylelikle toplumun belli bir refah düzeyine ulaşmasını gerçekleştirme bilimi ve sanatıdır. Bir toplumun sahip olduğu ekonomik kaynakların belirlenen öncelikli ihtiyaçlara göre dağılımı devlet örgütü aracılığıyla yapılır. Klasik anlamda devletin temel görevlerinden birisi de kesimler arasında kaynak dağılımını gerçekleştirmektir. Devlet bu kaynak dağılımını yapmış olduğu bütçe aracılığıyla sağlamaya çalışır. Örneğin devlet her yıl yapmış olduğu bütçesinde ücretlere %20, Tarım kesimine %30, Sanayi kesimine %35, Eğitime %5, Sağlığa %5 ve Savunmaya %5 gibi paylar dağıtabilir. Bir toplumda ihtiyaçların öncelikler sıralaması ne kadar gerçekçi yapılır ve kaynakların dağlımı ne kadar akılcı ve adaletli bir şekilde yapılırsa o toplumda refah düzeyi o kadar yükselir ve toplumsal dinginlik ve huzur sağlanabilir. Aksi durumlarda ise her zaman toplumsal huzursuzluklar, sorunlar ve çalkantılar meydana gelebilir. İşte asıl konumuz olan “Askeri Ekonomi” bir ülkenin bütçesinde askeri harcamalar için ayrılan payların sürekli olarak artması ve giderek bütçenin çok büyük bir kısmını kapsar hale gelmesidir. Bir toplumda ekonominin askerileşmesi her zaman yönetimin de totaliterleşmesi tehlikesini berberinde getirir. Çünkü askeri ekonomiler karakterleri gereğince normal yönetimler tarafından yönetilemezler. Toplumun diğer ihtiyaçları için bütçeden ayrılması gereken payların kesilerek bu payların askeri harcamalara aktarılması payı azalan toplum kesimlerde çeşitli sıkıntılara ve hoşnutsuzluğa neden olabilir. Bu hoşnutsuzluklar ve doğabilecek tepkilerin bastırılması için yönetim zora dayalı, baskıcı kararlar almak durumunda kalabilir. Sonuçta bir ülkenin sahip olduğu kaynaklar belirli ve sınırlıdır. Bu kaynağın büyük bir kısmının askeri amaçlar için harcanması kaçınılmaz olarak toplumun diğer kesimleri için yapılması gereken harcamaların azalmasına ve yoksullaşmaya neden olur. Örneğin ülkemizde son yıllarda ekonomistler tarafından ekonomik kriz, ekonomik buhran ya da ekonomik bunalım kavramlarıyla tanımlanan ve ekonominin başat sektörleri olarak sayılan inşaat sektörünün durma noktasına gelmesi, otomotiv sektöründe satışların yarı yarıya düşmesi, sanayi üretiminin azalması, ticaret kesiminin zayıflaması, işçi-memur ücretlerinin yetersizliği, emekli maaşlarının düşük tutulması gibi olumsuzlukların en önemli nedenlerinden birisi de askeri harcamaların artması nedeniyle bu kesimler için ayrılacak ekonomik kaynağın çok sınırlı kalmasıdır. Yani ülkemizde yaşanan ekonomik krizin bir nedeni de bilinçli ya da bilinçsiz olarak veya ekonomik ve diplomatik politikaların zorunlu kılması nedeniyle dolaylı olarak uygulamasına geçilmiş olan Askeri Ekonomi modelidir.

1
2
3
Önceki İçerik4. YARGI PAKETİ MESAİSİ BAŞLIYOR
Sonraki İçerikCUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: SOKAĞA ÇIKMA KISITLAMALARINI TÜMÜYLE KALDIRIYORUZ
Öğr. Gör. Celal TEZEL, 20.05.1954 tarihinde Tarsus’ta  dünyaya geldi. Sırasıyla; Tarsus Kerim Çeliktaş İlkokulu, Tarsus Erkek Sanat Enstitüsü Ortaokulu, Tarsus Cengiz Topel Lisesi ve üniversite sınavını kazanarak girdiği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın ve Yayın Yüksekokullarından mezun oldu. Kamu hizmetine 1979 yılında o zamanki adıyla Köyişleri ve Kooperatifler Bakanlığı Kooperatifler Genel Müdürlüğü Eğitim Dairesi Başkanlığında Eğitim Uzmanı olarak başladı. Daha sonra askerlik hizmeti nedeniyle gittiği Polatlı Topçu ve Füze Okulundan Topçu Asteğmen olarak mezun oldu. Kıta hizmeti nedeniyle gönderildiği Erzurum’da 1983-1984 yıllarında Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hemşirelik Yüksekokulunda Atatürk İlkeleri İnkılâp Tarihi derslerini vermek ve aynı şekilde Erzurum Lisesi ve Erzurum Kız Meslek Liselerinde ise Milli Güvenlik derslerini okutmak üzere görevlendirildi. Askerlik görevinin sona ermesinin ardından o zamanki adıyla Maliye ve Gümrük Bakanlığının açtığı sınavları kazanarak bu bakanlığa katıldı. Çeşitli Defterdarlıklarda Özel Yetkili Yoklama Memurluğu ve vergi dairelerinin Çok çeşitli servislerinde servis şefliği görevlerinde bulundu. 1994 yılında Mersin Üniversitesinin açmış olduğu sınavları kazanarak bu üniversitede Öğretim Görevlisi oldu. Aynı yıl açılan Erdemli Meslek Yüksekokulunun kuruluşunda görev aldı. Burada İktisadi ve İdari Programlar Bölüm Başkanlığı yaptı. Yine aynı yıl açılan Silifke Meslek Yüksekokulunun kurucu ekibi arasında yer aldı bu yüksekokulda uzun yıllar uzmanlık alanına giren alanlardaki çeşitli dersleri okuttu. Mersin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Bölümünde Yüksek Lisansını tamamladı. Burada yazmış olduğu “Türkiye’de Yönetsel Denetimin Yapısı ve İşleyişi – Denetim Yönetimi” adlı tezini “Bilim Jürisi” önünde savunarak “Kamu Yönetimi ve Yönetim Bilimleri Bilim Uzmanı” unvanını almaya hak kazandı. Daha sonra, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora Programına kayıt yaptırdı. Bu eğitimi nedeniyle Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Bölümünde doktora düzeyinde çeşitli çalışmalar yaptı. Bazı sağlık sorunları nedeniyle bu eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. 2000 yılında Tarsus’ta kurulan Tarsus Teknik Eğitim Fakültesinde görevlendirildi. Bu Fakültenin kurucu ekibi içerisinde Fakülte Sekreter Vekilliği, Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanlığı ve Eğitim Bilimleri Ana Bilim Başkanlığı gibi idari görevlerde bulundu. Yine bu yıllarda Mersin Üniversitesi Tarsus Teknik Eğitim Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve Silifke Uygulamalı Teknoloji ve İşletmecilik Yüksekokullarında uzmanlık alanına giren konularda Lisans düzeyindeki çeşitli dersleri okuttu. Tarsus’ta yükseköğretimin gelişmesine katkı sunmak amacıyla “Tarsus Teknik Eğitim Fakültesini Geliştirme ve Güçlendirme Derneği”ni kurdu ve daha sonra çıkartılan bir yasayla okul dernekleri kapatılıncaya kadar bu derneğin başkanlığını yaptı. Bu çerçevede Tarsus’taki Yükseköğretim kurumlarına fiziki, sosyal, kültürel ve akademik destekler sağladı. Yine bu yıllarda Tarsus Kaymakamlığı öncülüğünde kurulan ve Tarsus’a üniversite kurmak için faaliyet gösteren komisyonda üye olarak görevlendirildi. Bu komisyonda aktif olarak çalıştı ve çok çeşitli katkılar sundu. Tarsus Teknik Eğitim Fakültesi’nin kapanması nedeniyle Tarsus Meslek Yüksekokulu Büro Hizmetleri ve Sekreterlik Bölümünde görevlendirildi. Akademik çalışmalarını burada ve Çağ Üniversitesi Meslek Yüksekokulunda sürdürmekte iken 2018-2019 Eğitim-Öğretim yılı sonunda yaş haddinden emekli oldu. Öğr. Gör. Celal TEZEL, sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında TEMA Vakfı, İltişimliler Vakfı (İLEF) ve Mülkiyeliler Birliğinin aktif üyesi olarak akademik ve bilimsel faaliyetlerini halen sürdürmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here