DOLAR 7,4294
EURO 8,9820
ALTIN 412,55
BIST 1.471
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 19°C
Az Bulutlu
Mersin
19°C
Az Bulutlu
Paz 19°C
Pts 19°C
Sal 18°C
Çar 17°C

EMEK VE ÜRETİM DÜŞMANI YASALARIN TORBASI PATLAYABİLİR

EMEK VE ÜRETİM DÜŞMANI YASALARIN TORBASI PATLAYABİLİR
08.07.2020
2.234
A+
A-



Türkiye’nin ekonomik krizi korona salgınıyla katlandı. Ayrıca Akdeniz de Ege de ülkemize karşı Amerika, Fransa, İsrail, Yunanistan ve Kıbrıs Rum yönetiminin, şer cephesi mavi vatanımızı tehdit ediyor. Suriye ve Mısır’la AKP iktidarının bulanık siyasetleri nedeniyle Libya ve PYD konularında da bocalıyor. ABD, Rusya arasında güya denge cambazlığı yapıyor. AKP, Suriye ve Mısır politikalarında Türkiye’yi tuzaklara muhatap ederek çözümlerin gecikmesine sebep oluyor. Oysa hükümet İdlib’te kalmak yerine Suriye ile anlaşarak ortak düşman PYD terör örgütüne son verilebilir. PKK destekçisi HDP’nin kapanması için Anayasal gereği suç oluşmuştur, bu nedenle AKP dava açabilir. Adalarımızı işgal eden Yunanistan’da mavi vatanımızdan püskürtülmelidir. Fakat AKP hükümeti, Suriyelilere 40 milyar dolar harcadım, Sudan’dan 10 binlerce dönüm tarla kiraladım, Ayasofya’yı (kılıç hakkım)olarak ibadete açarım, ekonomimiz iyi durumda hayali rakamlar ve vaatlerle övünmektedir.
İktidar büyük sorunlara karşı iç cephede güçlü ve doğru bir yığınak yapmak yerine toplumun kurumsal örgütleri ve ihtiyaçlarına çomaklar sokarak Milleti geren bir siyaset tarzını benimsiyor. CHP ile İş bankası polemiği, Barolar yönetmenliğine müdahale, Belediyelerle didişme, liyakatsiz atamalar, çapsız idari kadrolaşmalar, yandaşlara 2. 3. maaş kıyakları her gün izlediğimiz haberlerdir. Çuval, torba yasalarını bu iktidardan öğrendik. Bu yasaların çoğu işçi, memur, hatta esnafın kazanılmış haklarını geri götürmüştür. Bu tombaladan çıkan yasalardan en çok çalışanlar, sendikalar zarar görüyor. Sosyal, ekonomik, demokratik haklar güdükleştiriliyor. Yüksek hakem kurulu, sözleşmeli personel, taşaron işçisine kadro yalanları, istihdam büroları, arabuluculuk, şimdi de cilalanmış tamamlayıcı emeklilik ile (hükümet çalışanı çalışandan fazla düşünüyormuş) gibi asgari ücret tespitindeki yalanlardan bu çok daha büyük bir yalandır.
AKP iktidara geldiği günden beri işçi emekli haklarına bakışı, T.Özal’ın ( ben zengini severim) mantığı ve IMF’nin (Uluslararası Para Fonu) hacizci hokkabazı Kemal Derviş’in özelleştirmeci ve işçi düşmanı çizgisini takip etmek olmuştur. Bunlar Atatürk Cumhuriyetinin yarattığı bütün kamusal tesisleri 68 milyar dolara babalar gibi satarak övünmüşlerdir. Bu paraların Millete değil vurguncu müteahhitlere gittiği, karaborsa ücretiyle geçilen köprülerden anlaşılıyor. Hâlbuki o satılan tesisler bu gün 150 milyar dolara yapılamaz. İşçi sınıfı bağımsızlık ve ülke bütünlüğünün en önemli güvencesidir. Çünkü her ülke ancak üretimle ayakta kalır. Askerimiz sınırın, emekçiler ekonominin, çiftçiler gıda güvenliğinin bekçileridir.
Her ülkede emekçiler sendika, ücret, sosyal güvenlik, emeklilik haklarını çetin mücadelelerle kazanmışlardır. Hele hele gençleri işsiz olan, çalışanlarının da mezarda emeklilik tehdidiyle yaşadığı ülkemizde her ne şekil ve sebeple olursa olsun emekçinin kıdem hakkına göz koymak emek düşmanlığıdır. Bu ülkede 15-16 Haziran işçi eylemleri boşa yaşanmadı. Devlet güvenlik mahkemelerine bile işçi eylemleri dur demişti. Zonguldak maden işçileri Turgut Özal’ı (Çankaya’nın şişmanı işçi düşmanı) şeklinde ilan etmişti.
Yıllardır parlamentomuzda şimdi de Cumhurbaşkanlığı ucube sisteminde, artık işçi, köylü, esnaf çocuğu, halk adamı yani çoban sülüler göremiyoruz. Mecliste bürokrat, müteahhit, milli kültürden kopmuş, batı hayranı, kibir bencil, servet ve mevki düşkünü insanlar, güya bizi temsil ediyorlar. Bu gün AKP iktidarı krizden çıkış yolu arıyor. Bu emekçi haklarına el koyarak olmaz. Ülkemizde ürettiğimiz hiçbir malı ithal etmeyelim. Üreticiyi destekleyerek ihracat yapalım. İsraftan kaçınalım. Vurguncu haksız kazancın üstüne (nereden buldun kanunu) çıkararak gidelim. Bunları yapan iktidarın o zaman gözü işçinin tek güvencesi olan kıdem tazminatında olmaz. Hükümet başka işlere baksın. Demokrasi için bu adaletsiz seçim yasası ve anti demokratik partiler kanununu değiştirsin. Çünkü seçimlerde milli irade değil, vatandaş üzerinde adı demokrasi ama gerçekte sandık diktatörlüğü pekiştirilmiştir.

EMEKÇİLER HAKLARINI GASP EDEN YASALARIN TORBALARINI YIRTARLAR.

SÜLEYMAN ÇELİKCAN



Bizi desteklemek için; 

>Şahit olduğunuz haberleri habercizgi@gmail.com ‘a veya aşağıdaki sosyal medya hesaplarımız iletebilir, 

>Sosyal medyada takip edebilir, paylaşabilir, beğeni ve yorum yapabilirsiniz. 

• İnstagram: haber_cizgi https://instagram.com/haber_cizgi 

• Facebook: habercizgi https://www.facebook.com/habercizgi/ 

• Twitter: haber_cizgi https://twitter.com/haber_cizgi
Tüm ilginiz ve destekleriniz teşekkürler…


ahmetverde corona coronavirüs deprem DÜNYADANİLGİNÇHABERLER dünya dünyadanhaberler ekonomi elazığdepremi emresun gazete güncel gündem haber habercizgi hatay hatayhaber ilginçhaber internethaber KOMİKHABER korona koronavirüs koseyazısı makale merkel mersin mersinbelediye mersinhaber ortadoğu ortadoğuhaberleri politika saglık salgın siyaset sondakika sondakikahaber spor sporhaberleri suriye suriyeordusu tarsus teknoloji virüs ÇİN İLGİNÇHABERLER

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.