DOLAR 7,5140
EURO 9,0099
ALTIN 409,32
BIST 1.538
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 20°C
Az Bulutlu
Mersin
20°C
Az Bulutlu
Cts 20°C
Paz 20°C
Pts 19°C
Sal 19°C

BORCUN BORCU

BORCUN BORCU

Geçtiğimiz Haziran Ayı’nda T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı merkezi yönetim iç borç-dış borç istatistiklerini yayınladı. Toplamda 1 trilyon 638 milyar liralık bir borç miktarı ortaya çıkınca, muzip bazı ekonomi muhabirleri hemen bu rakamı toplam nüfusumuza bölerek her yeni doğan  bebeğin 19.638 lira borçla dünyaya geldiğini duyurdu.

Nasrettin Hocanın doğuran kazanı gibi ülkemizde borçlar bir yandan biriken faiz ödemeleriyle diğer yandan önlenemeyen borçlanma ihtiyaçlarıyla sürekli borç doğuruyor. Ocak-Mayıs 2020 döneminde devletin iç borçları 221 milyar lira artarak 966.1 milyar liraya kadar çıkarken, dış borçlar ise 93.6 milyar liralık artışla 667.3 milyar lira oldu. Elbette borç stokunun bu ölçüde artmasında geçmişten günümüze birçok faktör etkili oldu. Son dönemleri baz alarak bunları sıralarsak; artan bütçe açıkları (yıl sonu hedefleri şimdiden sapmış açık 90 milyar lirayı aşmıştır), TL’nin değer kaybetmesi nedeniyle gerçekleşen kur riski, Türkiye Varlık Fonu’na kamu bankalarının sermaye ihtiyacı için verilen borçlanma kağıtlarının yanı sıra Hazine’nin bu dönemde gereksinim duyduğundan çok daha fazla miktarda borçlanması.

Bütçe açıkları 2018 yılından itibaren sinyal vermeye başlamıştı aslında, çünkü ekonomide durgunluk başlamış ve bu da üretim seviyesini, yani milli geliri aşağıya çekmeye başlamıştı. Çarkların dönmediği, ekonomik faaliyetlerin azaldığı bir ortamda, sadece vatandaştan daha fazla dolaylı vergi (KDV, ÖTV vb.) almak bütçeyi kurtaramazdı. Bir de ülkemizin klasik sorunu olan kaynakların kötü kullanılması, KÖİ (kamu özel işbirliği) ile yürütülen projelerin bütçeye her geçen daha fazla yük bindirmesi, kamu kurumlarının görev zararlarının artması bu sonucun gerçekleşmesini sağladı.  

Varlık Fonu’nun Hazine’den sürekli yeni “borçlanma kağıdı” talep etmesi de borçların artmasında önemli bir faktör oldu. Hazine sadece bu yıl içinde Türkiye Varlık Fonu’na 32 milyar liralık iç borçlanma kağıdı verdi ve dolayısıyla bu yılki artışın 32 milyarı buradan kaynaklandı. 2019 yılında verilen borçlanma kağıtlarıyla birlikte Türkiye Varlık Fonu’na verilen iç borçlanma kağıtları nedeniyle borç stokunda toplam 60 milyar lira artış oldu.

Borçların artmasının iyi tarafı Hazine’nin elinde nakit imkanı olmasıydı ama sonuçta borç borçtu ve manzara tıpkı tepeden yuvarlanarak devasa halen bir kartopunu andırıyordu. Nakit açığının 82.7 milyar lira olduğu ocak-mayıs döneminde 101.9 milyar liralık borç (iç ve dış) anapara ödemesine karşılık, toplam 268.2 milyar liralık yeni borç alan Hazine’nin net borçlanması 166.2 milyar lira oldu. Hazine fazla borçlanarak kasasındaki nakit parasını 84 milyar lira artırdı. Hâlihazırda Hazine’nin borç stokunun yüzde 41’ini dış borçlar, yüzde 69’unu ise iç borçlar oluşturmaktadır.

Burada dış borç konusu için bir parantez açmak gerekmektedir. 2007 yılında yüzde 24’e kadar gerileyen dış borcun toplam borç içindeki payı 2018 yılında yüzde 45’e çıkmış, geçen yıl ise yüzde 43 olmuştu. Malum, Osmanlılar ilk borcu 1854 yılında, Kırım Savaşı’nın finansmanı için almıştı ve bu borcun anaparası 200.000 sterlin (altın), faizi yıllık % 6 idi. Bu topraklarda o günden beri borç ve borcun borçları konusu kolay kolay eksik olmadı. Bunun tek istisnası Cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan ve kendi öz kaynaklarını daha iyi değerlendiren milli iktisat anlayışıydı ki bu model başarı getirmişti ve Osmanlı’dan kalan borçlar dahi 1950’lerde ödenerek bitirilmişti. Ancak, 1960’lara doğru Atatürk’ün tercih ettiği bu model terk edilip teslimiyetçi politikalar tercih edildiği için borçlanma politikaları ülkemizin vazgeçilmezi oldu. Öyle ki 1980’li yıllardan sonra özelleştirme politikalarıyla birlikte başlayan kamu varlıkları birer birer satıldığı halde borçlarda bırakın azalmayı artışlar gerçekleşti. Aşağıdaki grafiklerde sadece brüt dış borçların son 50 yılda geldiği aşama gösterilmektedir.

Piyasa ekonomisine geçişin hızlandığı 1980 sonrası dönemde borçların nasıl büyük ölçüde arttığı, 2015 yılına gelindiğinde 400 milyar $’a gerileyen dış borçların 2018’in ilk çeyreğinde 467 milyar $’a fırladığı gözlenebilmektedir (birinci grafik). Türkiye’de yaşanan döviz krizleriyle birlikte yükselen dolar kuru sonucunda,  inişli çıkışlı bir görüntü çizen brüt dış borcun GSYH’ya oranı ise 2019 yılının 2. Çeyreğinde tarihsel olarak en yüksek düzeye çıkarak % 61 oldu (ikinci grafik). Şu anda, yani 2020 yılının ilk çeyreğinde brüt dış borç 431 milyar dolar ve GSYH’ya oranı % 56,9 şeklindedir. Borçlardaki dramatik artışlar bu şekilde devam ederse ki Varlık Fonu bünyesinde bir Borçlanma İdaresi belki de daha çok borçlanmayı veya söz konusu borçları çekip çevirmek için kurulmuştur, ülkemizin ekonomik ve siyasal anlamda büyük zarar göreceği açıktır. Çünkü borçla çevrilen bir ekonomi bir avuç zengin dışında ülkeye ne refah, ne adalet, ne güvenlik ne de huzur ne de bağımsız politikalar getirebilir. 18.07.2020

Türkiye’nin Brüt Dış Borcu

Brüt Dış Borç Stokunun GSYH İçindeki Payı (%)

Not: Grafikler, Doğruluk Payı adlı internet sitesinden alınmıştır (16/07/2020)

Prof. Dr. Hüseyin M. YÜCEOL



Bizi desteklemek için; 

>Şahit olduğunuz haberleri habercizgi@gmail.com ‘a veya aşağıdaki sosyal medya hesaplarımız iletebilir, 

>Sosyal medyada takip edebilir, paylaşabilir, beğeni ve yorum yapabilirsiniz. 

• İnstagram: haber_cizgi https://instagram.com/haber_cizgi 

• Facebook: habercizgi https://www.facebook.com/habercizgi/ 

• Twitter: haber_cizgi https://twitter.com/haber_cizgi
Tüm ilginiz ve destekleriniz teşekkürler…


ahmetverde corona coronavirüs deprem DÜNYADANİLGİNÇHABERLER dünya dünyadanhaberler ekonomi elazığdepremi emresun gazete güncel gündem haber habercizgi hatay hatayhaber ilginçhaber internethaber KOMİKHABER korona koronavirüs koseyazısı makale merkel mersin mersinbelediye mersinhaber ortadoğu ortadoğuhaberleri politika saglık salgın siyaset sondakika sondakikahaber spor sporhaberleri suriye suriyeordusu tarsus teknoloji virüs ÇİN İLGİNÇHABERLER

YORUMLAR