DOLAR 8,3660
EURO 10,1822
ALTIN 497,29
BIST 1.453
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 26°C
Çok Bulutlu
Mersin
26°C
Çok Bulutlu
Sal 26°C
Çar 26°C
Per 26°C
Cum 26°C

PİNK FLOYD(PART VI)

PİNK FLOYD(PART VI)
27.07.2020
2.929
A+
A-

Grubun iki lideri de en iyi albümleri olarak Dark Side‘ı düşünmez. Waters 1993 yılında The Wall’un “çok daha önemli bir çalışma olduğunu” söyledi. Gilmour’un ise farklı bir seçimi vardı. “Benim için, Wish You Were Here en tatmin edici albüm” demişti Guitar World’e.

“Dark Side of the Moon’dan çok onu dinlerim. Çünkü biz o albümde müzik ve söz arasındaki dengeyi iyi bulduk. Dark Side ise çok öteye gidip sözleri çok fazla öne çıkarttı. Ve bazen şarkılar -ki onlar sözleri taşır- zayıf kaldılar. Benim için Roger’in bazen başarısızlığı sözleri oturtmak için en iyi araç olan müziği kullanamayışıdır.”

Pink Floyd’un, 1979 yılında çıkan The Wall albümü Pink adında, sanal bir karakter üzerinden, giderek yalnızlaşan, yabancılaşan insanın korkuları ile kendi çevresine ördüğü soyut duvarı anlatır. Büyük ölçüde konseptin yaratıcısı ve şarkı sözlerinin yazarı Roger Waters’ın kişisel deneyimlerine ve Pink Floyd’un kurucusu olan Syd Barrett’in yaşamı üzerindeki izlere dayanmaktadır. Albüme adını veren “The Wall” yani duvar, kişinin kendini soyutlamasını anlatan bir metafor olarak kullanılmıştır.

Duvar (Wall) simgesi, 1977’de Animals albümünden sonra yapılan “In The Flesh” turnesinin Montreal ayağında, Roger Waters’ın sürekli bağıran bir seyirciye tükürmesi sonucunda seyirciyle arasına bir duvar çekme fikriyle ortaya çıkmıştır. Yazım süreci sonunda seyirciyle sahne arasına duvar çekme düşüncesi ana karakterin kendini toplumdan soyutlaması fikri ile bir temele bağlanmıştır.

Şarkılarda ve albümün bütününde insan hayatının evrelerinde karşılaştığı eğitim sistemleri, kadın erkek diyaloğu, radikalizim, yalnızlık, savaş ve çevresel etkenler gibi insan hayatı ve psikolojisiyle doğrudan veya dolaylı ilgisi bulunan pek çok konu hakkında da ciddi eleştiriler ve vurgular yer alır.

“The Wall” kayıtları sırasında Waters egemenliği eline aldı. Özellikle albümde Rick Wright’ın katkısı çok azdır. Bu durum Gilmour’un hoşuna gitmiyor, Waters’la olan rekabetini artırıyordu. Waters albümde olması gerektiğini düşündüğü şeyler yüzünden grup elemanlarıyla kavga ediyordu. Tüm bu kavgalara rağmen “The Wall” albümündeki Another Brick In The Wall (Part 2) ve Comfortably Numb gibi şarkılar büyük başarı kazanmıştı. 

1983 yılının Mart ayında piyasaya çıkan bir anlamda “The Wall”un devamı niteliğindeki “The Final Cut” Waters’ın babasının ölümünü ve 2. Dünya Savaşının sinsi kimliğini gündeme getiriyordu. Albüm günün politik gelişmeleriyle ilgili, sözlerin iyice ön plana geçtiği bir çalışma oldu. İçerik bakımından The Wall albümünden pek farklı değildi. Bazı eleştirmenler albümü beğense de, bazıları The Wall albümünün artığı olduğunu söylediler. Pek çok otorite tarafından benzer şekilde eleştirilmiş grubun bir kriz içinde olduğu söylentileri konuşulmaya başlanmıştı.

Kendi toplumlarında ürkütücü hasarlara neden olan ruhsal çöküntüler ve ölümler üreten acımasızlığı lanetleyen Floyd, savaşsız ve dostluk dolu bir dünya tasarımını öne sürüyordu. Kendilerinin her zaman pasif yaşayıp soğuk ve dinsel olanın etkileriyle yaşamlarını yönlendirdiklerini, insani değerlerin böylesi insanlar tarafından öğretilmesi yerine kendilerinin üretmesinin zorunluluğunu ekleyerek sözü bitiriyorlardı. 

Prensip olarak şarkılarını toplama albümler için kimseye vermeyen grubun kurucusu Roger Waters, hit parçaları olan “Wish You Were Here”i TRT’de 17 yıl boyunca yayınlanan Rock Market programının sunuculuğunu yapan Şener Yıldız’a vermiştir.

Şener toplama albümde kullanmak üzere 1987 yılında Roger Waters’dan şarkıyı nasıl aldığını şöyle anlatıyor: 

”Gruba üç kez mektup yazdım, en sonunda kendimi acındırmak zorunda kaldım. Öğrenci ve parasız pulsuz olduğumu, Türkiye’de zor şartlarda rock müziğini sevdirmeye çalıştığımı söyledim”

Ve Şener mektuba Roger Waters’ın el yazısıyla şu şekilde cevap verdiğini aktarıyor: 

”Türkiye gibi bir ülkede böyle bir çalışma yapıyorsun. Paran yok, öğrencisin. Çok üzüldüm, bu parçanın bestecisi benim, hakkı da bende. Biz bunu konuştuk ve dünyada ilk defa sana şarkımızı veriyoruz. Durumuna çok üzüldüğümüz ve acıdığımız için yapıyoruz. İşin altından kalkman gerekiyor…”

Emre SUN



Bizi desteklemek için; 

>Şahit olduğunuz haberleri habercizgi@gmail.com ‘a veya aşağıdaki sosyal medya hesaplarımız iletebilir, 

>Sosyal medyada takip edebilir, paylaşabilir, beğeni ve yorum yapabilirsiniz. 

• İnstagram: haber_cizgi https://instagram.com/haber_cizgi 

• Facebook: habercizgi https://www.facebook.com/habercizgi/ 

• Twitter: haber_cizgi https://twitter.com/haber_cizgi
Tüm ilginiz ve destekleriniz teşekkürler…


adana ahmetverde alisamiyen ankara Azerbaycan Beşiktaş cimbom corona coronavirüs deprem dünyadanhaberler ekonomi fenerbahçe Galatasaray Gaziantep gs gündem haber habercizgi instagram izmir korona koronavirüs magazin makale mersin mersinhaber moda ortadoğu ortadoğuhaberleri saglık salgın sağlık siyaset sondakika sondakikahaber spor suriye tv türkiye ultraslan virüs yks ÇİN İstanbul

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.