ESNAF SOS VERİYOR

0
16

OECD Raporuna göre pandemi nedeniyle dünya genelinde eğitim sistemlerinde yaşanan kayıp ülke ekonomilerinin GSH potansiyelini 1,5 puan düşürecek. Türkiye’de öğrencilerin bilgisayar erişimine ve internet erişimine bağlantısının OECD ortalamasının altında olduğunun vurgulandığı rapor, ekonomik faaliyet hacmindeki olası düşüşleri eğitim sistemlerinde yaşanan yetkinlik kaybına bağlıyor. Türkiye açısından bakıldığında problemi iki boyutta ele almak mümkündür. Birincisi, sözü edilen ekonomik faaliyet kaybından kaynaklanan sorunlar, ikincisi eğitime ayrılan kaynaklardaki olası azalmalar.

Şüphesiz ekonomik faaliyet hacminin daralması birçok açıdan ele alınabilir. Ancak kritik öneme sahip olması açısından binlerce esnafın durumu acil olarak ele alınması gerek bir duruma dönüştü. Ahilik haftasının yakın zamanda kutlandığı düşünüldüğünde, yaşanan pandemi sürecinin ve ekonomik krizin esnaf ve sanatkârları nasıl etkilediğinin etraflıca konuşulması ve çözüm önerilerinin bir an önce geliştirilmesi gerekir. Bunlar yapılmazsa ekonominin temel taşlarından birisini oluşturan esnaf ve sanatkârların yaşadığı sorunlar diğer tüm sektörlere yansıyabilir. Yapılması gerekenler arasında ilk sıraları ek kredilerin verilmesi, Bağ-Kur prim borçları ve kredi borçlarının faizlerinin silinerek ötelenmesi gelmektedir.

Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) verilerinden derlenen bilgiye göre, 31 Ağustos itibarıyla ülkedeki esnaf sayısı 1 milyon 953 bin 120’ye ulaşmış, bu esnaflara ait 2 milyon 103 bin 745 iş yeri kayıtlara geçmişti (1). BU tabloda; esnaf sayısı, nüfus yoğunluğuna göre en fazla il Burdur olarak belirlendi. Yaklaşık 271 bin nüfusa sahip Burdur’da esnaf sayısı 11 bin 638’i bulurken, bu rakamın kentin nüfusuna oranı yüzde 4,3 oldu. Esnaf sayısının en yoğun olduğu diğer iller sırasıyla yüzde 4,21 ile Muğla, yüzde 4,01 ile Çanakkale, yüzde 3,96 ile Artvin ve yüzde 3,91 ile Edirne olarak kaydedildi.

Öte yandan Şırnak, nüfusa göre esnaf yoğunluğunun en az olduğu il olarak sıralamada yer aldı. Kentteki esnaf sayısı ağustos sonu itibarıyla 5 bin 146 oldu. Buna göre Şırnak nüfusunun sadece yüzde 0,97’si esnaflık yapıyor. Şırnak’ı yaklaşık yüzde 1,01 ile Batman yüzde 1,29 ile Diyarbakır, yüzde 1,36 ile Ağrı, yüzde 1,42 ile Siirt takip ediyor.

Bir toplumda esnaf ve sanatkârlar bu kadar önemliyse onların yaşadığı sıkıntıları anlamak için yukarıda ifade ettiğimiz OECD raporuna dönmek gerekiyor. Türkiye’de üniversiteler 5 Ekim’den sonra ve genel olarak uzaktan eğitim yöntemiyle eğitim-öğretime başlayacaklar. Ancak her ilde yer alan üniversitelerin etrafında iş yapan esnaf ve sanatkârlar açısından bakıldığında durumun ciddiyeti daha iyi anlaşılır. Geçtiğimiz haftalarda basında çıkan bir haberde öğrenci kenti olarak bilinen Eskişehir’de üç üniversite ve onların çeperindeki esnafa dikkat çekiliyordu. Kentte 16 bine yakın esnafın iş yapamaz hale gelmesiyle kent ekonomisi zincirleme etkileşim içerisinde olacaktır.

Bundan bir iki hafta sonra Manisa’da üniversite öğrencilerine dayalı Demirci ilçesi için benzer kaygılar dillendirildi. İlçede ekonominin çöktüğü, esnafın 25 lira ile günü kapattığı ifade edildi. Bir iki hafta sonra Denizli esnafından sesler yükseldi: “normal zamandaki işlerimizin ancak % 5’ini yapıyoruz, önümüzdeki 3 aya çeklerimiz var, bunları ödeyemeyiz”. Benzer durum Mersin’in en büyük üniversitesi olan Mersin Üniversitesi çevresinde ve Çiftlikköy yolu üzerinde bulunan esnaf ve sanatkârlar için de geçerlidir.

Üniversitelerin örgün eğitim yapmama kararından sonra öğrenciler apartları ve kiraladıkları evleri boşaltmaya çalışırken, ev sahipleri ile aralarında kira kontratı bulunan öğrenciler arasında sorunlar yaşanıyor. Bu sadece emlak sektörü için böyle ancak bunun dışında kafeler, restoranlar, büfeler ve birçok küçük esnaf için de sıkıntılı bir süreç devam ediyor.

Salgının olumsuz etkilerini hisseden sektörlerin başında da kırtasiyeciler geliyor. Yıllık cirolarının önemli bir bölümünü ağustos ayının sonu ile eylül ayının başında yapan kırtasiyeciler (13 bin kırtasiyeci milyarlarca liralık ekonomik büyüklük yaratıyor) sıkıntılı bir bekleyiş içindeler. Çünkü, tedarikçi ve okullarla anlaşıp malzemeleri sezon öncesinde satın alan esnaf okulların online eğitime geçmesi ile satış yapamayacağını düşünüyor. Mobilya üreticileri de sıraya konabilir. Türkiye’nin dünyada önemli bir mobilya üreticisi ve ihracatçısı olduğu düşünülürse bu konuda da pek çok şey söylenebilir.

Türkiye’de bütün illerimizde Esnaf’ın imdat çığlığı yükselerek yayılıyor. Bu nedenle esnaf ve sanatkarlar için acil çözüm paketlerinin devreye sokulması gerekiyor.

                                                                                                                                  15/10/2020

(1) İTO, Türkiye’de esnaf sayısı 2 milyona yaklaştı, İstanbul Ticaret Odası, İstanbul Ticaret, https://www.itohaber.com/haber/guncel/212904/turkiye_de_esnaf_sayisi_2_milyona_yaklasti.html

Prof. Dr. Hüseyin M. YÜCEOL



Bizi desteklemek için; 

>Şahit olduğunuz haberleri habercizgi@gmail.com ‘a veya aşağıdaki sosyal medya hesaplarımız iletebilir, 

>Sosyal medyada takip edebilir, paylaşabilir, beğeni ve yorum yapabilirsiniz. 

• İnstagram: haber_cizgi https://instagram.com/haber_cizgi

• Facebook: habercizgi https://www.facebook.com/habercizgi/ 

• Twitter: haber_cizgi https://twitter.com/haber_cizgi
Tüm ilginiz ve destekleriniz teşekkürler…


adana ahmetverde alisamiyen ankara Azerbaycan Beşiktaş cimbom corona coronavirüs deprem dünyadanhaberler ekonomi fenerbahçe Galatasaray Gaziantep gs gündem haber habercizgi instagram izmir korona koronavirüs magazin makale mersin mersinhaber moda ortadoğu ortadoğuhaberleri saglık salgın sağlık siyaset sondakika sondakikahaber spor suriye tv türkiye ultraslan virüs yks ÇİN İstanbul

Önceki İçerikKILIÇDAROĞLU’NUN EĞİTİM ELEŞTİRİLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Sonraki İçerikAZERBAYCAN, ERMENİSTAN’A AİT 8 ASKERİ ARACI İMHA ETTİ
Prof. Dr. Hüseyin M. Yüceol
Dr. Hüseyin Mualla YÜCEOL 20.02.1971 tarihinde Adana’ da doğmuştur. İlköğretim ve Ortaöğretimini Adana’ da tamamlamış, lisans eğitimini Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünde, Yüksek Lisans ve Doktora eğitimini Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Ana Bilim dalında tamamlamıştır. Mersin Üniversitesi Erdemli Meslek Yüksekokulu’nda 1996 yılında göreve başlayan Dr. Yüceol, 2003 yılında Yardımcı Doçent 2008 yılında Makro İktisat temel bilim alanında Doçent unvanını almıştır. 2013 yılında profesör olan Hüseyin Mualla Yüceol, Mersin Üniversitesi’nde Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri ile Uluslararası İlişkiler bölümlerinde bölüm başkanlıkları, Erdemli Uygulamalı Teknoloji ve İşletmecilik Yüksekokulu’nda Müdürlük, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Dekan Vekilliği görevlerini yürütmüştür. Kendisi halen Mersin Üniversitesi İİBF Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkiler bölümünde çalışmakta ve Toros Üniversitesi Mütevelli Heyetinde görev yapmaktadır. Evli ve üç çocuk babası olan Hüseyin Mualla Yüceol’un yayımlanmış ‘Ahlâki Ekonomi’ ve ‘İşsizlik Kuramları ve İşsizlikle Mücadele Politikaları’ adlı iki kitabı, çok sayıda araştırma makalesi, ulusal ve uluslararası bildirileri bulunmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here