DOLAR 8,0395
EURO 9,6208
ALTIN 455,79
BIST 1.408
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 23°C
Az Bulutlu
Mersin
23°C
Az Bulutlu
Cts 23°C
Paz 22°C
Pts 24°C
Sal 23°C

BU BÜTÇE KİMİN BÜTÇESİ ?

BU BÜTÇE KİMİN BÜTÇESİ ?

“Devletin, bir kuruluşun, bir ailenin ya da bir kimsenin ileriye dönük olarak bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerini tür ve ayrıntılarıyla gösteren çizelge”; Bütçe için sözlükler bu tanımlamayı yapıyor. Buna göre elde edilen gelirlerin amiyane tabirle paraların önümüzdeki süreçte nasıl ve nerede kullanılacağı herkes için önemli bir konu. Ancak söz konusu olan devletin bütçesi ise bu diğerlerinden çok daha önemli bir konu haline geliyor. Çünkü burada milyonlarca insanlardan başta vergiler, harç ve cezalar olmak üzere toplanan paraların, dini terminoloji ile Beytülmal’ın nasıl ve nerede kullanılacağı konusu bu işi yapanlara maddi ve manevi açıdan büyük bir sorumluluk ve ağırlık yüklüyor.

2021 bütçesi ile ilgili rakamlar ortaya çıkınca bu sorumluluk ve ağırlığın ne kadar anlaşılabildiği ve adaletle uygulanabildiği şüphesi bir kez daha ortaya çıktı. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine geçtikten, yani 2018 yılından itibaren sorgulanması, denetlenmesi mümkün olmayan, parlamentonun devre dışı kaldığı bir sürecin işlevsel hale geldiği, bütçe açığının muazzam boyutlarda artarak mali disiplinden de kopulduğu her geçen gün daha net bir şekilde ortaya çıkıyor.

Şimdi aşağıdaki 2021 bütçe teklifi rakamlarına bakarak ne demek istediğimizi anlatmaya çalışalım.

2021 Bütçe Teklifi

 Milyon TL
Toplam Gelir1.101.146
Vergi Gelirleri922.744
Toplam Giderler1.346.139
Faiz179.542
Para Cezaları19.207
Bütçe Açığı-244.993
Vergi Gelirleri / Toplam Gelir83,8
Faiz / Bütçe13.1
Para Cezaları / Bütçe1.4
Açık / Bütçe-18.2
Açık / GSYH-4.3
Bütçe / GSYH23.8

Bu tabloya göre yukarıdaki sorumuzun cevabını almış oluyoruz, gelirler özellikle de vergiler açısından bakıldığın bu bütçe halkın bütçesi gibi görülüyor. Halbuki harcamalar açısından bakıldığında bu bütçe halkın değil faiz geliri elde edenlerin, yeni saraylarla, artan örtülü ödeneklerle devletin katlanarak artan giderlerinin, israfın, KÖİ’lerle (kamu özel işbirliği) hem vergilerden muafiyet alan hem de her koşulda verilen garantiler sayesinde parasına para katanların, SGK başta olmak üzere kamu açığına ve görev zararına sebebiyet verenlerin bütçesi.

Bu durumda iş yapmak için çok para kalmadığına göre bu bütçenin bir iş yapma-üretim yapma-daha kaliteli hizmet üretme bütçesi olmayacağı da çok açık. Bütçede % 10.6 olarak verilen yatırım hedefi yeterli olmadığı gibi deprem gerçeğinden sonra daha da fazla binaların onarımı ve yenilenmesi bu paraların da bir kısmını yutacaktır (1999’dan itibaren toplanan deprem vergilerinin nereye gittiğini sormak bir işe yarar mı şüpheli). Bütçe açığı resmi tahminlere göre 245 milyar lirayı aşıyor. Bütçe açığının bu kadar artması bir yana bu gerçek enflasyon üzerinde de baskı yaratacaktır, yaratacağı ilave borçlanma yükü nedeniyle faizler üzerinde de baskı yaratacaktır. İktisat derslerinde bu noktada kullanılan bir diğer kavram bu şartlar altında özel sektör yatırımlarının da dışlanacak (crowding-out) olmasıdır.

Diyanet İşleri Başkanlığı ayrılan paranın (13 milyar TL), İçişleri Bakanlığı’ndan (9.7 milyar TL), Dışişleri Bakanlığı’ndan (5.8 milyar TL), Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan (6 milyar TL) olması ise zihniyet olarak ülkenin gelişmesinin ve kalkınmasını, hatta iç-dış güvenliğinin dahi önce manevi donanım araçlarıyla olacağına dair ideolojik bir bakış açısını yansıtıyor. Defalarca dile getirildiği halde, geçmişte ve günümüzde örneklerle sabit olduğu üzere iş, aş, ekmek, çocukları, gençliği huzurlu ve güvenli bir geleceğe taşımadan maneviyat şarj etmek hem ülkeye hem de manevi/İslami değerlere kötülüktür. Kaldı ki Diyanet bütçesinde personel giderlerinin payı % 81’dir ve ülkemizin genel olarak hem cami sayısı hem de din görevlisi sayısı bu alana bu denli kaynak aktarılmasını makul kılmıyor.

Bütçede bakanlıkların tek tek bütçesi veya gider ayrıntıları olmadığı için, ayrıca Kamu Özel Sektör işbirliğiyle yapılan meşhur ballı-börekli, garantili projelerin finansman şekillerine ilişkin bilgilere de erişmek mümkün görünmemektedir. Yani bütçe gelir açısından halkın bütçesi ama gider açısından ona ait olmadığı için olsa gerek halka, yani Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne hesap verme, şeffaf bir şekilde rakamları aktarma durumu da söz konusu olmamaktadır.

Son olarak bütçe, daralan bir ekonomide GSYH’nın % 23.8’ine denk gelmektedir. Tarıma, sanayiye, üretim ve yatırıma yeteri kadar kaynak aktarmadan vergi yükünü biraz olsun halkın sırtından alıp ekonomik faaliyetlerden daha fazla gelir elde etmeden sağlam bir bütçe olasılığı da yok görünmektedir.

Prof. Dr. Hüseyin M. YÜCEOL

                                                                                                                                 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.