DOLAR 7,5345
EURO 8,9835
ALTIN 411,42
BIST 1.542
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 19°C
Çok Bulutlu
Mersin
19°C
Çok Bulutlu
Pts 18°C
Sal 18°C
Çar 21°C
Per 21°C

KORONA DEHŞETİNE KARŞI, ”RADİKAL ÇÖZÜMLER” GEREKLİDİR!

KORONA DEHŞETİNE KARŞI, ”RADİKAL ÇÖZÜMLER” GEREKLİDİR!
15.12.2020
4.071
A+
A-


Virüsün Dünya’da aldığı can 1,5 milyonu geçti. Ülkemizde (resmi açıklamalarda)20 bine doğru tırmanıyor. Mersin’de(13 ilçe)den yüzlerce ölüm haberi geliyor. Herkes endişeli. Hayat mücadele tedbirleriyle devam ediyor. Daha önemlisi, aşı ufukta gözüktü. Umut korkuyu yenecektir. Allah kelamı, kulun inancı, devletler ve bilim, Dünya’da en değerli varlığın insan hayatı olduğunu söyler. İnsanlık en büyük can kayıplarını savaşlarda, doğal afetlerde ve salgın hastalıklarda vermiştir. Şimdi: Dünya Türkiye ve Mersin kamuoyu, ölüm sayısı kadar, her yer 15 gün kapansın; ayrıca, Batı’nın aşısı mı, Çin’in aşısı mı veya “aşılara hayır mı?” bunu tartışıyor.
Bir yıldır süren bu salgın öncesi, Amerika Çine karşı “ticaret savaşı” ilan etmişti. Daha sonra virüs belası Çin’de başladı. Çin çok sıkı kamusal tedbirler ile ve kayıplar vererek virüsü kontrol altına alabildi. Çin aşıyı bir yılda üretti ve bu günlerde kullanıma sundu. Dünya’da ve ülkemizde aşı çalışmaları yapıldı, yapılıyor. Sağlık bakanlığımız, ülkemizde Çin aşılarının sağlık çalışanlarından başlayarak, vatandaşlara yapılacağını açıkladı. Bu konuda sosyal medya üzerinden, yalan, yanlış ve Batı’nın ticari pazarlamacıları, Çin aşısına karşı kuşku ve ürkekliğe çalışıyorlar. “vurulmayın, öldürür, güvenilmez, ancak Amerika Avrupa aşısı olsa belki” gibi gevezelikler. Şunu belirtelim; Dünya’da hiçbir devlet, rejim veya iktidarın yöneticileri, kendi hayatlarını da teslim edecekleri, sağlık çalışanlarının, hele bütününü ölümcül aşıya teslim edemez. Bu hükümetin intiharı demektir. Kaldı ki bilim insanları, bölünmelere rağmen, “şimdi en kısa ve tek yol aşıdır” diyorlar. Sosyal medyanın sorumsuz amigoları, bozgunculuk yapmaktadırlar. Bunlar; kapitalizmle sosyalizmi aşı üzerinden savaştırıyorlar. İnsanlık şehitlerle, deneme, yanılma yolu ile virüsü mutlaka yenecektir.
Ülkemizde ölüm sayısı ve “her yeri kapatalım” üzerinden polemikler var. Korona dehşetine karşı bizde birileri belki “DEHŞET” diye feryat edeceği çözümler önerelim. Savaş, afet ve salgınlarda herkes ve her imkân yalnız insan yaşamı için seferber edilir. Bugün tam o ihtiyacın içindeyiz. Böyle olunca, bence 15 gün değil 30 gün sağlık kurumları, gıda üreticileri, vatanın güvenlik bekçileri dışında bütün insanlarımızı bir ay eve kapatmalıyız. Bu durum elbette devlete devasa ekonomik yük getirecektir. O halde devleti yönetenler, Cumhur Başkanından başlayarak bakanlar, vekiller, bürokratlar, memurlar, işçiler, emekliler vs. ayda evine (hane)5000 TL den fazla giren miktara devlet bir sefere mahsus el koymalıdır. Ayrıca bankalar, borsalar, sigortalar, şirketler, müteahhitler vs. kurum ve kuruluşların bir aylık “KâRINA” devlet el koymalıdır. Ülkede devletin, kurumların ve özel kişilerin bütün alacak ile verecekleri bir ay dondurulmalıdır. Sonuçta havuza akacak kaynaklarla bütün mağdur vatandaşların bir aylık kapanmadan doğan geçim ihtiyaçları karşılanmalıdır.
Ülkemizin 12 ay kaymağını yiyenler, bir aylık cefaya “katlanamayız” diyorlarsa o halde bunların yürekleri bu ülke ve insanına ait değildir. Zaten bir aylık kapanma da, insanların temel ihtiyacı, sadece beslenme ve sağlık olacaktır. Tatil, lüks tüketim, seyahat, otomobil, yakıt, giyim, beyaz eşya ve mobilyasız herkes 30 gün yaşayabilir. Virüse karşı böyle bir seferberlikle bulaşı durdurabiliriz. Hastanelere ve sağlıkçılara zaman, moral ve imkân sağlayabiliriz. Ardından aşının sırasıyla ve güven içinde uygulanabilmesinin önü açılmış olacaktır. Çekeceğimiz bir aylık sıkıntı, bu coğrafyayı Milletimize vatan yapan, kahramanların bizim için katlandıkları zorlukların, ancak küçük bir parçası olacaktır.
1930 Yılında Dünya ve ülkemizde “müthiş bir kriz yaşanıyor” Atatürk; İç Anadolu gezisine çıkar. Vatandaşın müthiş yoksulluğunu görür. Geziyi yarıda keserek Ankara’ya döner. Başbakana; “Meclisi hemen toplayıp, Milletvekili maaşlarının 500 TL den 300 TL ye inmesini sağlayın” der. Atatürk itiraza fırsat vermeden, “Millet fakru zaruret içindeyken, onların sıkıntılarına kendimizi katarak paylaşmalıyız.” Talimatını, verir. Atatürk; Çanakkale savaşlarını askerine “ölmeyi emrederek” kazanabildi. Daha sonra atalarımız aç, susuz, kanı ve canı pahasına bize bağımsız Türkiye’yi bıraktılar. Keşke hükümet bugün: “herkesi bir aylık kapanma fedakârlığına mecbur eden, şeffaf bir planı ilan etse.” Böylece “tekâlifi milliye” (Atatürk’ün top yekûn fedakârlık programı) na kimin sahip çıktığını herkes görecektir.

HER MİLLET HAYATİ SORUNLARINI, ANCAK HAYATİ FEDAKÂRLIKLARLA ÇÖZEBİLİR.

Kitap önerisi: TARIM- Bolluk İçinde Yoksulluk- A. Başer Kafaoğlu-Kaynak Yay.

SÜLEYMAN ÇELİKCAN

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.