DOLAR 8,3660
EURO 10,1822
ALTIN 497,29
BIST 1.453
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 26°C
Çok Bulutlu
Mersin
26°C
Çok Bulutlu
Sal 26°C
Çar 26°C
Per 25°C
Cum 26°C

2021 EZBERLERİN BOZULDUĞU BİR YIL OLABİLİR

2021 EZBERLERİN BOZULDUĞU BİR YIL OLABİLİR
12.01.2021
2.651
A+
A-


Yedi yaşında olup, aklımın gözlem yapmaya erdiği, 1960 yılından bu yana, son bir yılda günlük yaşamımızda bu derecede belirsizlik ve güvensizlik ortamını hatırlamıyorum. Bu durum sosyal, ekonomik, siyasi, sağlık ve insan ilişkileri bakımından kendini hissettiriyor. Bir yıldır Dünya, Türkiye ve Mersin’de Korona virüsünü insanlar Doğa icadı mı insan icadı mı diye tartışıyor? Bilen de bilmeyen de cahili de bilim adamı da sosyal medyanın tribünlerinden ahkâm kesiyorlar. Şimdi de 2-3 aydan beri ve daha ne kadar süreceği belli olmayan “aşılanma” konusu tartışılıyor. “Yaptıralım mı yaptırmayalım mı, zararlı mı faydalı mı?“ soruları gündemdeyken, ünlü bir kalp cerrahı profesörümüz yaptırmak yasal mecburiyet değil ama yaptırmayacak olanları “vatan ihanetiyle” suçlayan cahilce cümleler kullanabiliyor. Oysa iddialar büyüktür.
Aşı karşıtları; bu aşı fiziksel yapımıza hatta düşün kaynağımız beynimize müdahale amaçlı (kolumuza, bacağımıza) bir çip yerleştirilecek. Yani biz insanların beş duyu organına rağmen birilerinin robotu haline getirileceğiz. Bundan amaç, insanların birbirinden (dayanışmadan) koparılarak yalnızlaştırılması, dolayısıyla robotlaştırılması ve emir kulu haline getirilmek isteniyor demektedirler. İnsanlar mikroçip ler le kontrol altına alınarak açık veya kapalı alanda Dünya hapishanesinde esir mi edileceklerdir.? Sosyal medya bunlar gibi nice iddialarla çalkalanıyor. Böylece Avrupa-Amerika (Batı’nın) mı Çin-Rusya (Doğu’nun) mu ürettiği aşı sağlıklıdır? Sorusunu Dünya tartışıyor. Bunlar insanları belirsizlik ve güvensizliğe sürükleyerek yığınların geleceğe ilişkin endişelerini arttırmaktadır.
Zaman akıp gidiyor ama yüzbinlerce insan işini, ekmeğini, daha önemlisi hayatını kaybediyor. Salgına karşı savaşın her yerde olduğu gibi Mersin’de de öndeki mücahitleri sağlıkçılardır. Kentimizde kovid e kurban verdiğimiz vatandaşların 6 sı sağlıkçıdır. Dr. Kemal Aslan, Dr. Doğan Yıldırım, Dr. Soyer Şimşek son haftalardaki sağlık şehitlerimizdir. Bugün virüse karşı sağlık savaşında öncü müfreze sağlıkçılara, zaman kazandırmak, nefes aldırmak, moral ve azimlerini yükseltecek başarılara ihtiyacımız vardır. Vatandaşlarımızı tedbir, korunma, tedavi ve aşı konusunda daha çok ve açık biçimde bilgilendirme, sağlıkçılara da vaat edilen ödemelerin yapılıp, ölenlerinde görev şehidi sayılması gerekmektedir. Öte yanda, özel hastanelerin yaptığı Korona fırsatçılığı (sağlık ticareti) Mersin’de de görülmüş olup bu vicdansız uygulamalar mutlaka önlenmelidir.
İnsanlar sahip oldukları maddi değerlerin Koronalı yılda (sağlığın önemi) karşısında eridiğini görmüşlerdir. Para, servet, etiket önemlidir. Ama daha önemlisi, sağlıklı olmaktır. Komada veya yoğun bakımda bir gram nefes için çırpınan birinin ihtiyacını para, servet, etiket veremez. Sade yaşamlı ve sağlıklı bir ruh hali günümüzün en büyük servetidir. Aşı konusu tartışılıp ve uygulanırken, insanlık elbette ki daha birçok deney, tecrübe, bilgi öğrenecek hatta kurban da verecektir. Bu nedenlerle tedbirli ama cesur olmalıyız.(korkunun ecele faydası yoktur) Her alanda bilim deneme, yanılma, öğrenme yoluyla ilerler. Aşı insanları çip le kontrol etme amacı olsa bile bugün aşıya bir alternatif yoktur. Ayrıca bütün insanları çip leme hedefine ulaşıldığını ve herkesi kontrol altına aldıklarını düşünelim. Bunu Dünya’nın Tanrısı olma iddiasıyla yapanlar, insanların yiyecek, giyecek, içecek ihtiyaçlarına cevap verebilecekler mi?
Hayat devam ederken, ihtiyaçları, ihtiyaçlar mecburiyetleri, mecburiyetler talepleri, talepler mücadelenin zorunluluğunu getirir. İnsanlık on bin lerce yılı böyle mücadelelerden geçerek aşmış ve bu günkü duruma erişmiştir. “Hiçbir teknolojik gelişme eşyanın tabiatı kanununu ortadan kaldıramaz.” Geliştirir, değiştirir ama o kadar. 2021 Yılına insanlık, ülkeler, devletler endişeyle girdi. Dünya’nın birçok mazlum ülke ve insanlarına 60-70 yıldır endişe kaynağı olan Amerikan emperyalizmi şimdi demokrasi endişesiyle çırpınıyor. Ezberler bozulmuştur. Yerkürenin Dolar zırhıyla korunan ülkesi Amerika çatlayan kavanozda ki (sahte demokrasisini) sarayları işgal edenlerden bile koruyamamıştır. 2021 YILI MAZLUMLARA “DİRENEN KAZANIR” MÜJDECİSİDİR.
10 Ocak çalışan gazeteciler gününü kutluyorum.

Süleyman Çelikcan

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.