DOLAR 8,4047
EURO 10,1808
ALTIN 507,39
BIST 1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 29°C
Parçalı Bulutlu
Mersin
29°C
Parçalı Bulutlu
Pts 28°C
Sal 27°C
Çar 28°C
Per 29°C

MERSİN’DE EMEK VE SENDİKAL MÜCADELELERİN MİRASI-2

MERSİN’DE EMEK VE SENDİKAL MÜCADELELERİN MİRASI-2
15.02.2021
1.465
A+
A-


1961 Anayasa’sı örgütlenme özgürlüğünün önünü açmıştı. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) 1950’nin ilk yıllarında kurulan ilk ve tek federasyondu. Fakat ülke sorunlarına duyarsız hükümet ve patronların “uslu çocuğu” olması nedeniyle işçilerin sınıfsal hak taleplerine cevap veremiyordu. Buna itiraz edenler, Türk-İş yönetimine “sarı sendikacılık” (patroncu) “sendika ağalığı” (koltukçu) eleştirileri yaparak “sınıfsal ve katılımcı” ilkeleriyle 1967 yılında Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) i kurdular. DİSK örgütlendiği işyerlerinde üyelerine Toplu Sözleşmelerle sosyal ekonomik kazançlar sağlayınca işçiler ona yöneliyorlardı. Bu nedenle işverenler ve Türk-İş DİSK’i “tehlikeli” rakip gördüler. Önünü kesme maksadıyla hükümete hazırlattıkları yasalara, on binlerce işçi, “1970’in 15-16 Haziranın” da sendika seçme özgürlüğü (referandum) talebi ve muhteşem eylemlerle cevap vermişti.
1974’ler Ecevit, Erbakan koalisyon hükümeti döneminde muhafazakâr HAK-İŞ ve Ülkücü MİSK Sendika Konfederasyonları kurularak işçilerin sınıfsal bilincini frenleme görevini üstlendiler. Hükümetler veya bakanları kendilerine yakın görüşlü sendikalara, devletin Kamu İktisadi Teşekkülleri (KİT) ve Belediyelerde önünü açarak örgütlenmelerini sağlıyorlardı. Özel sektör de sendikal rakiplerden en zayıfı ile flört ederek kârlı çıkıyordu. Ülkenin siyasal çelişme ve gelişmeleri, Sendikalara Mersin’de örgütlendikleri ve toplu sözleşme yapacakları işyerleri ile işçilere yansıyordu; buna rağmen, “1974 Kıbrıs Barış Harekatı”na bütün sendikaların desteği, yurtseverliğin işçileri birleştiren bir harç olduğunu göstermişti.
1970-1975 yılları süreci, ülkemizdeki onlarca iş kolundan Mersin ve havalisinde liman, belediye, yol ve tekstilden sonra petrol, kimya, cam, soda, çimento, metal, plastik gıda, turizm hatta özel banka çalışanları bile sendikalara üye yapılacak işçilerdi. O yıllarda Türkiye’de bir buçuk milyon civarında olan sendikalı işçilerin en büyüğü Türk-İş sonra DİSK idi. Fakat bağımsız sendika adıyla faaliyet yürüten örgüt sayısı 800 dolayında olduğunu hatırlıyorum. Mersin’de 1970-80 yılları arasında kurulan fabrikasyon tesis çalışanlarının yaş ortalaması 23-25 idi. Buralarda işçi sayısı 500 ila 1500 arasında değişiyordu. Bu dinamizm ve sendikalar arasındaki rekabet ile işçilerin örgütlenme ihtiyacı, sendikalaşmayı çabuklaştırıyor; ama işçiler arasında patronların yararlanacağı gerginlikler de yaşanıyordu. Yanlış yer ve zamanda politik tercihler yapan bazı sendikacıların despotluğu işçiler arasında üzücü ve “maalesef kanlı” vakalar polise hatta adliyeye taşınıyordu. (Bunları ilerde anlatacağız.)
1970-1980 Yılları arasında Mersin’in nerdeyse her büyük işletmesinde sendikal hak direnişi, yürüyüşü, grevi, boykotu, mitingi veya dayanışma eylemleri yaşanmıştır. İşçilerin bu eylemlerde edindiği bilinç ve tecrübeler onları ülkenin her konusuna duyarlı hatta müdahil durumuna getirmişti. (Petrol-İş sendikası Mersin şube başkanı Munip Tepeci kurulacak “Devlet Güvenlik Mahkemeleri” ne karşı Mersin belediyesi taş bina yanına protesto çadırı kurmuş, günlerce süren bu eyleme her fabrikadan gelen işçiler destek vermişlerdi.)
1978-79 arasında Soda işçileri 13 ay süren bir grevi ve Ankara yürüyüşüyle devam ettirdikleri o amansız mücadele hala hatırımızdadır. Anadolu Cam işçileri o dönemde birçok direniş, boykot, yürüyüş, grev ve komşu fabrika işçilerine destek eylemleri yaptılar. Çimsa Çimento işçileri, benimde içinde yer aldığım, sendikalaşma sürecinde işyeri direnişleri, Toplu sözleşme nedeniyle yapılan grev olmuştur. Tarsus -YİDAŞ, PAKTAŞ, BERDAN-2, YUVAM TUĞLA, ÇUKOBİRLİK fabrikalarında sendikalar arası komünistlik, faşistlik, devrimcilik, ülkücülük, maceracılık mı doğru eylem mi? kavgaları yaşandı. Hâlbuki fabrikanın bütün işçilerini kucaklamayı esas alan doğru bir eylem çizgisi o günler ve her dönemde başarıların anahtarı olmuştur. ÇİMSA da yaşanan mücadeleleri gelecek yazımızda olgularla anlatacağız.

HAK VERİLMEZ, MÜCADELEYLE ALINIR.
Kitap önerisi: GREV- Orhan Kemal- Tekin Yay.
KİLİKYA RADYO PROGRAMCISI SÜLEYMAN ÇELİKCAN



Bizi desteklemek için; 

>Şahit olduğunuz haberleri habercizgi@gmail.com ‘a veya aşağıdaki sosyal medya hesaplarımız iletebilir, 

>Sosyal medyada takip edebilir, paylaşabilir, beğeni ve yorum yapabilirsiniz.

• Instagram: haber_cizgi https://instagram.com/haber_cizgi 

• Facebook: habercizgi https://www.facebook.com/habercizgi/ 

• Twitter: haber_cizgi https://twitter.com/haber_cizgi
Tüm ilginiz ve destekleriniz teşekkürler…


adana ahmetverde alisamiyen ankara Azerbaycan Beşiktaş cimbom corona coronavirüs deprem dünyadanhaberler ekonomi fenerbahçe Galatasaray Gaziantep gs gündem haber habercizgi instagram izmir korona koronavirüs magazin makale mersin mersinhaber moda ortadoğu ortadoğuhaberleri saglık salgın sağlık siyaset sondakika sondakikahaber spor suriye tv türkiye ultraslan virüs yks ÇİN İstanbul

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.