DOLAR 8,0395
EURO 9,6208
ALTIN 455,79
BIST 1.408
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 23°C
Az Bulutlu
Mersin
23°C
Az Bulutlu
Cts 23°C
Paz 22°C
Pts 24°C
Sal 23°C

MERSİN’DE EMEK VE SENDİKAL MÜCADELELERİN MİRASI-4

MERSİN’DE EMEK VE SENDİKAL MÜCADELELERİN MİRASI-4
01.03.2021
2.311
A+
A-

Çitos-İş Sendikası merkez yönetiminin ÇimSA işçiler adına perde arkasında yaptığı toplu iş sözleşmesini, patron da iş yerinde hak gasplarıyla ihlal ediyordu. Bunu biz sendika üyelerimize açıkladık. Ve çarenin “Sendika genel merkezi ile işverene karşı kararlı bir mücadelede” olduğunu ilan ettik. Bu işçilerde heyecan, patron ile Sendika merkezinde ise endişe yarattı. Fabrikada çalışma saatleri 08/16—16/24—24/08—üç vardiya ve devamlı gündüz çalışanlar biçimindeydi. ÇimSA’ nın ham madde ocağında başlayıp paketlemeyle sonlanan çimento üretimi yapılırken, işletme, mekanik üniteler ve idari birimlerle fabrikada toplam 15 ünite vardı. Bu ünitelerde çalışanlardan müdürler, şefler hariç teknik eleman, işçi ve memurlar Sendikanın ÇimSA’daki 600 üyesiydi. Bizler Sendikanın, ÇimSA’da işçi 7 yöneticiydik. Farklı meslek, gelenek, görenek ile kentlerden olmamıza ve içimizdeki karşıt fikir sorunlarını aramızda eğitim ve ikna yöntemiyle çözerek önderlik yeteneklerimizi geliştiriyorduk.
7 Kişilik önderlik: köy imamı, fıkracı muhafazakâr, tutucu dadaş, sokak kabadayısı, öksüz büyümüş, macera huylu ve mükemmeliyetçi meziyetlerin bileşimiydi. Bizler açık yürekliliği esas alarak güven yumağı oluşturduk. Yönetim kadromuz işçilerin taleplerini karşılamak için işveren ve Sendika merkezi ile sürekli mücadele içindeydi. Bu arada patron devamsızlıktan 2 üyemizi işten attı. Müdahalemiz sonuç vermeyince işçiler arasında “eylem yapalım” kulisleri başladı. Aynı gün Sendika genel merkezide şube yönetimimizi görevden alarak yerimize işverenin oluruyla şube yönetimi atayınca işçilerin gerginliği yükseldi. Atananlardan ikisi patronun fabrikada eli sopalı gezen has adamlarıydı. ÇimSA’da adam dövmekle de küstahlaşmış, bunlar korkulan kişiler olmuşlardı. Buna rağmen biz yemekhanede 350 işçiye durumu ve mücadeleye devam edeceğimizi ilan ettik. Yerimize atananlar, işyerindeki Sendika bürosunu bize hakaretler ederek teslim almaya geldiler. Çıkan kavgada, biz atak davranarak iki küfürbazdan birinin dişini kırdık, diğerini kendi sopasıyla bayılttık. Yukarıda ki olaylar bir günde olmuştu.
Kritik durumdaydık. Sendikal kalkanımız alınmış, İşten atılabilir, hatta tutuklanabilirdik. O günün akşamı birimizin evinde toplandık. İşçilerin savsaklanan hakları ile koruyucu malzeme ve işten atılanların geri alınması taleplerimizi 20 maddeyle yazdık. Gece saat 24 te vardiya değişiminde fabrikayı durdurma eylemini yapma kararı aldık. Bir Avukat dostumuzun taktiksel uyarısıyla “işçi haklarını patrondan, göreve iademizi Sendika merkezinden” isteyecektik. Bu mücadeleyi kazanmak için her şeyi göze almıştık. Ve 24-08 vardiya çalışanlarını Mersin’den Tarsus’tan fabrikaya getirecek otobüsleri paylaşarak işçilere eylem kararımızı servislerde açıkladık. Önerileri varsa not aldık. 1976 Şubat sonunda gece saat 24 te işten çıkanlar eve gitmedi. Gelenler fabrikaya girmediler. Bizler taleplerimizi işçilere fabrika önünde okuyup onay alınca “iş durdurma” eylemini başlattık. İşverene eylemi ve talepler listemizi fabrika nöbetçi amiri aracılığıyla bildirdik, ardından fabrika güvenliğini de sağladık.
O gecenin sabahında, işe gelen işçilerde eyleme katılarak fabrikaya girmediler. Gelen Jandarmayı birlik halinde ve dikkatle karşıladık. İşverenin görüşme isteğine, işçiler bizi sözcü seçerek cevap verdiler. Biz de görüşme ve eylem alanı diye iki görevi aramızda paylaştık. Fabrika önünde 56 saat süren bu direnişte dönüşümlü evine giden işçiler, erzak dolu çantalarla eyleme geliyorlardı. Sözcü ekibimiz 56 saat eylem alanından hiç ayrılmadık. Gece soğuklarını yaktığımız ateş etrafında başarı yollarını işçilerle tartışarak geçiriyorduk. Birlik içinde kararlı mücadelemiz, Sendika merkezi yöneticilerini fabrikaya getirtmiş ve fesih edilen şube yönetimini göreve iade etmek zorunda bırakmıştı. Eylemin etkisiyle işveren müzakerelerde, işçilerin birçok taleplerini yazılı kabul etmiş ve atılan bir işçiyi geri işe alıp diğerine tazminat ödemişti. Bu direnişi işçiler doğru bir eylem çizgisinde birleşerek ve kararlı davranarak, soğuk, açlık, Sendika ağaları ve işveren tuzaklarına rağmen başarıya ulaştırmışlardı.
BİZİ BEKLEYEN SÖZLEŞME YETKİSİ VE YASAL MÜCADELELERİ (GELECEK YAZIDA ELE ALACAĞIZ.) <<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<SÜLEYMAN ÇELİKCAN

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.