DOLAR 8,1049
EURO 9,7001
ALTIN 459,43
BIST 1.408
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 23°C
Az Bulutlu
Mersin
23°C
Az Bulutlu
Cts 23°C
Paz 22°C
Pts 24°C
Sal 23°C

MERSİN’DE EMEK VE SENDİKAL MÜCADELELERİN MİRASI!-9

MERSİN’DE EMEK VE SENDİKAL MÜCADELELERİN MİRASI!-9
05.04.2021
795
A+
A-


Çitos-İş Sendikası üyeleri adına Çimsa işverenine 15-02-1978 günü toplu iş sözleşmesi taslağımızı sunduk. O zaman asgari ücretli yasal maaşı 1200 TL idi. Ama üyelerimizin çoğunluğu 1500 ila 2000 TL arasında ücret alıyorlardı. Biz fabrikanın yıllık gelir giderlerini analiz etmiştik. Çimsa 600 milyon TL civarında bir maliyetle kurulmuştu. 1977 üretim denemesi yılında, giderler sonrası net kârı 60 milyon TL olmuştu. Onun için sözleşme gereği, patron işçilere 60 ar yevmiye ek ödeme yaptı. Fabrika günlük 85.000 torba üretimle iç ve dış taahhütlerine çimento yetiştiremiyordu. Bu bizim için müzakerede bir kozdu. Taslağımızda: Koruyucu malzeme, sağlık tedbirleri, sosyal tesis, sosyal ödeme, toz ve vardiya primi, izin ve tatiller, yenilmeyen (oruç) yemek bedeli, ücret zammı, hepsinden önemlisi; iş güvenliğini sağlayacak disiplin kurulu oluşumu ve yetkileri (2 patron 2 sendika temsilcisi) ama “üçlü karar olmadan kimsenin işten atılamayacağı” maddesiydi.
Genel merkez yöneticiliğini kaybettiğimiz Çitos-İş kongresi galibi genel başkan; ekibiyle 16-02-1978 günü Çimsa’ya geldiler. Yemekhanede işçilere iyi bir sözleşme için birlik ve mücadele çağrısında bulundular. Biz sevinmiştik. Ancak hemen sonra o zevatın şube yönetimimizle yaptıkları toplantıda bize: Sözleşme taslağınızda halen üyelerimiz olan, 30 kadar mühendis ile teknisyenleri sözleşme dışında tutalım. İşveren disiplin kurulunu kendine bağlamak istiyor. “Çünkü bu benim hakkım” diyor; dediler. Bu nedenle “sözleşmeyi zora sokmamak için taslaktaki bu maddeleri değiştirelim” önerisinde bulundular. Biz hayır dedik. Çünkü genel başkanın bizden önce işverenle mutabakat görüşmesi yaptığını anladık. Eğer teknik adamlar kapsam dışı bırakılırsa sendika üyelikleri düşerdi. O zaman fabrikada bu 30 kişiyi, patron işçiye karşı baskı sopası olarak kullanacaktı.
20-02-1978 günü Çimsa işvereniyle müzakerelere üyelerimiz arasından önerilen işçileri de gözlemci olarak aldık ve Mersin Ulu Camii yanında ki Çimsa’nın ofisine Türk bayrağı ve Atatürk posteriyle gittik. İlk raunt: Tanışma, karşılıklı taslak sunma, oturum gün ve yöntemini tespit ile yetkililer belirlendi. İşveren, sendika merkez yöneticileri gözlemci işçi getirmemizden rahatsız oldular. Bundan sonra her oturumda işveren kapsam maddesini öne alalım deyip hızımızı engelliyor, bu savsaklamalar üyelerimizin sabrını zorluyordu. Biz kendimize güveniyor, Çimsa işçilerinin mücadele kararlılığından da emindik. Fakat Sendika merkez yönetimi patronla gizli görüşüyordu. Onun için biz bir çıkış yolu bulmalıydık. Çimsa’da en kritik üniteler, makina bakım ile paketleme birimleriydi. Makina bakım da en yetkin, paketlemede de en atak üyelerimiz çalışıyorlardı.
Çimsa’da günde 85.000 torba çimento üretimini, bizim talimatımızla işçiler iş yavaşlatarak 65.000 torbaya düşürdüler. İşverenin feveranı, tehditleri, Jandarma çağırması durumu değiştirmedi. Sonuçta; fabrika müdürü Sedat Bey bizi çağırdı. “Ne istiyorsunuz” dedi. Biz “müzakereler ciddi ve hızlı yürütülsün” dedik. Müdür: Ben 25 yıl yöneticilik hayatımda, sizin gibi disiplinli önderlik yapanlar görmedim; size söz veriyorum! Elimdeki yetkilerle üyelerinizi hızla memnun etmeye çalışacağım. Yapamazsam istifa edeceğim. Çünkü Nihat Bey masada benden daha yetkilidir; dedi. Böylece üretimi yeniden 85.000 torbaya çıkardık. Sabancı Çukurova’da ki fabrikalarında toplu iş sözleşmeleri için yetkilendirdiği bir uzman ekibe SASA’da ofis tahsis etmişti. Sonradan öğrendik ki, sendika genel başkanımızla bizden gizli görüşmeler burada yapılıyordu.
15 Mart 1978 Bir oturum günüydü. Fakat sendikamızın icra kurul üyeleri, şube yönetimimizi görevden aldıklarını o gün Çimsa’ya gelip fabrika müdürüne bildirdiler. Bu esnada, o toplantıya, çay servisi görevini yapan bir üyemiz, bunu ve bizim (7 önder) kişinin işten atılacağı konuşmalarını duyar ve bu haberi yemekhanede öğlen işçilere duyurur. Böylesi üyelere ihanet demekti. Bu nedenle galeyana gelen yüzlerce işçi, topluca müdüriyete giderek, sendika merkez yöneticilerini zorla ve ayaklarını yerden keserek yemekhaneye getirip sorguladılar. Ankara’dan o günkü oturum için gelip aramızda olan Avukat Mehmet Cengiz’in aklıselim önerisi, bizlerinde işçileri teskin etme çabasıyla, genel merkez yöneticileri bizleri göreve iade etme kararını yemekhanede yazmak zorunda kaldılar. Böylece dişe diş bir mücadeleyle işten atılmamız önlenmiş ve İşverene bildirilen yetkimizle müzakerelere devam edebilecektik.

GELECEK YAZIMIZDA: TIKANAN MÜZAKERELER VE GREVE GİDİŞ KARARIMIZ.

SÜLEYMAN ÇELİKCAN



YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.