DOLAR 8,3730
EURO 10,1795
ALTIN 498,86
BIST 1.448
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 26°C
Çok Bulutlu
Mersin
26°C
Çok Bulutlu
Sal 26°C
Çar 26°C
Per 25°C
Cum 26°C

MERSİN’DE EMEK VE SENDİKAL MÜCADELELERİN MİRASI!-10

MERSİN’DE EMEK VE SENDİKAL MÜCADELELERİN MİRASI!-10
16.04.2021
68
A+
A-


Sendikamız Çitos-İş ile Çimsa Çimento patronu arasındaki toplu iş sözleşmesi oturumlarını 15 Mart 1978’den itibaren her hafta 2-3 kez yapıyorduk. İşverene karşı “kozumuz” çimento taahhütlerini yerine getirebilmesi bizim elimizdeydi. Patronun bize karşı “kozu” genel merkez yönetimimizle aranızdaki çelişkilerdi. Bu olgular taraflara oturumlarda, taviz alıp taviz verme etkeni olacaktı. Fabrika Müdürü Sedat Bey, bir görüşmemizde; “iş bana, size veya hakem olarak Av. Mehmet Bey e kalsa birkaç oturumda iki tarafı memnun edecek sözleşmeyi yapardık” dedi. Fakat buna bizim ve onun üzerindeki yetkililerin engel çıkardıklarını ima etti. Çünkü bizlerin dışında görüşmeler yapılıyordu. Bu nedenle biz, taslaktaki 4-5 kritik maddeyi kenarda tutup, diğerlerini yumuşatarak ilerlemeye çalıştık. Fakat işverende boş durmadı; üyelerimize yaptığı duyurular ile “ücretleri yükselttiğini ama bizlerin eylem peşinde olduğu için tıkanma olacağını” yansıtıyordu.
Patronun asıl amacı, bizlerle üyelerimizin arasına kama sokarak çok önemsediğimiz 4-5 maddeden taviz vermemizi sağlamaktı. Nitekim bir oturumda, patron temsilcisi Nihat Bey; “bu maddelerdeki inadınızı bırakın işi bitirelim. Bu işçi sizin heykelinizi dikmez.” Demişti. Bu psikolojik savaşın bizi GREVE götüreceğini anladık. Zaten, Sendika merkezimizle işveren, “bunlar grev yapma peşinde” yaygarasını yapıyorlardı. Patron, Sendika genel merkezimizin, bize grev izni veya maddi destek vermeyeceğini biliyormuşçasına masada uzlaşmaz davranıyordu. Ve müzakereler kesildi. Tıkanmayı merkez yöneticilerimiz, Çimsa yemekhanesinde üyelere duyurdular. Fakat işçiler, yoğun soru ve tartışmalar sonunda, GREVE gidelim kararını % 90 oy çokluğuyla merkez yönetimine kabul ettirdiler.
Biz patrondan yine müzakere çağrısı bekledik. Ama öte yanda; üyelerimizi şube binamızda, ünitelerde, evlerde, bilgilendirip GREVE hazırlıyorduk. Ayrıca işçilerin borçlu oldukları mağazalarla, kiracıların ev sahipleriyle, gıda aldıkları esnaflarla, işçiyi Çimsa’ya getiren otobüs şirketleriyle, muhtarlar, gazetecilerle görüşerek üyelerimize tolerans, olası Grevimize destek istedik. İşveren masaya çağırmayınca, bize Çimsa’da yasal grevi başlatıp, üretimi durdurmak dışında bir yol kalmamıştı. Patron, bizim hayati taleplerimizden, Çitos Merkez Yönetimi ‘de “bizden kurtulmak için” birkaç günde pes edeceğimizi umduğundan grevi bile göze almışlardı. Bu gerçeği 65 gün süren grevimizin “kırılması” sonucunda daha net öğrenmiştik.
Biz Çitos-İş Mersin şube yöneticileri olarak, 13 Nisan 1978 akşamı şube başkanı Kemal Öztürk’ün evinde toplandık. Yapılacak grevde; sendika merkezi, patron, muhalif üyeler, imkânsızlıklar hatta hükümet kaynaklı zorluklara karşı mücadele edeceğimizi tespit ettik. Onun için militanca görevler planlaması yapmalıydık. Bizim en önemli silahımız, azami fedakârlıklara hazır olmamız ile birbirimize sonsuz güvenimizdi. Aramızda Türk, Kürt, Arap, Sünni, Alevi, Şafi, Hristiyan insan vardı. Ama bu birlikteliğimize hiçbir gölge düşürmemiş, hatta paylaşma bilincimizi yükseltmişti. O gece: 1-Şube Başkanı Kemal Öztürk: işverenle, devletin yasal kurumlarıyla; 2- Süleyman Çelikcan: basın, yayın, halkla ilişkilerden; 3- Mehmet Aslan: yasalar ve mücadele eğitimlerinden; 4- Süleyman Güllü: fabrika güvenliği ve nöbetlerden; 5- İbrahim Keleş: gıda, mutfak ve erzaktan; 6- Mahmut Koçak: servisler ve revirden; 7-Yunus Ilğın: davullar, oyunlar ve spordan sorumlu; şeklinde paylaştığımız görevleri üstlendik. Her sorumlu yanına gerekli yardımcıları bulacaktı.
Çimsa’da 14 Nisan 1978 gecesi, saat 24 00 vardiyası üyelerimizle, bu iş yerinde GREV VAR pankartını astık. Grev önlüklerini giydik. Grev çadırını kurduk. Ardından işverene haber verip üretimi durdurduk ve fabrika kapıları ile çevresini kontrol altına aldık. Fabrikanın kiler, mutfak, revir, yatakhane, banyolar ve gazinosuna kullanmak üzere el koyduk. Ertesi sabah fabrikaya gelen üyelerle 500 den fazla kişi toplandık. Biz mücadelenin sürekliliği için, fabrikaya gelişleri, gün 24 saati ikiye bölerek 08–20–20-08-ile 2 vardiya ve 250’şer kişi dönüşümlü planladığımızı üyelere anlattık. Kabul edildi ve uyguladık. Üç gün sonra görüştüğümüz fabrika müdürü Sedat Bey; “size verdiğim sözleri yerine getirme yetkisi benden alındı. Mahcubum; bu nedenle de istifamı verdim” demişti. Biz Kemal Öztürk, Süleyman Çelikcan, Mehmet Aslan, Süleyman Güllü her gün gece ve gündüz grev alanındaydık. Koğuşlarda nöbetleşerek uyuyorduk. Çünkü çok yönlü tuzaklara karşı mücadele veriyorduk.

GELECEK YAZIMIZDA: GREVİMİZE DESTEKLERİ, KÖSTEK OLANLARI VE FEDAKÂRLIKLARI OKUYACAKSINIZ.

SÜLEYMAN ÇELİKCAN

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.