DOLAR 8,4444
EURO 10,2532
ALTIN 503,54
BIST 1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin 26°C
Çok Bulutlu
Mersin
26°C
Çok Bulutlu
Sal 26°C
Çar 26°C
Per 25°C
Cum 26°C

MERSİN’DE EMEK VE SENDİKAL MÜCADELELERİN MİRASI!-11

MERSİN’DE EMEK VE SENDİKAL MÜCADELELERİN MİRASI!-11
19.04.2021
115
A+
A-


Çimsa’da Türk bayrağını asarak başlattığımız greve sebep olan, taleplerimiz ile işverenin kabul edilemez tekliflerini, fabrika önündeki bir panoya yazmıştık. Ayrıca, “iş güvenliği hakkımız söke söke alırız. Mücadelemizde engel tanımadık, tanımayacağız. Hak verilmez alınır. Lokavt hak değil, suçtur.” Pankartlarını da astık. Aynı yerde, merdivenli bir kürsü kurduk; üstüne de ses cihazı yerleştirdik. Grev eylemleri ve toplantıları, yasa gereği, fabrika dışında olmalıydı. Ama biz, işyeri önünde ve içindeydik. Grev alanında üyelerimize, disiplini, coşkuyu, birliği davulla halaylar, fıkra ve hikâye sohbetleri, voleybol maçları, işçi mücadeleleri tarihi, eğitimleriyle de motive edecek şekilde planlamıştık. Grevimizi izlemeye, desteklemeye gelen kişi, kurum, sendikalar ile gazetecileri ağırlıyorduk. Türk-İş ile DİSK’e bağlı veya bağımsız sendikalar, Tarsus ve Mersin’deki fabrikalardan, Adana Çimentonun Çitos üyesi işçiler grevimize gıda, erzak kolileriyle gelip destek verdiler.
Patron, işçileri yıldırmak için bizi, Jandarmaya, Savcılığa “bunlar fabrika araçlarına zarar veriyor. Çalışmak isteyenleri de engelliyorlar” diye, şikâyet etti. İfade için sık sık savcılığa gidiyorduk. Ambulans ve taşıma aracı elimizden alındı. Fakat biz, yedek kontaklar yaptırarak tedbirler almıştık. Hukuki konularda, Av. Halil Uysal’ın desteğini alıyorduk. Çimsa’nın içinde ve dışında, nöbetçilerimiz vardı. Ayrıca, fabrikada Jandarma bekliyordu. Grev komitesinden biz (5 kişi) her günün olaylarını, yerel ve ulusal gazeteleri de akşam inceler, tartışır kendimizi yarına hazırlardık. Patron, sendika merkezimizin zaafları ve ekonomik sıkıntılarımızın, grevin ilk 15-20 günü sonrası kendini göstereceği, zamanın pususuna yatmıştı. Biz üyelerimize grev alanında bir öğün yemek verebiliyorduk. Ama evlerinin ihtiyaçları her geçen gün yükselecekti. Bunun için, ekonomik bir imkân yaratmalıydık. Uzun süreceği anlaşılan Grevimize, kamuoyu yaratarak, halkın maddi manevi desteğini alabilirdik. Bu gerekçeyle, bankada üç imzayla bir yardım kampanyası hesabı açtırıp, makbuzlar bastırdık.
Önce üyelerimizi Grev alanına taşıyan otobüslerin firma sahibi: Vasfi Usta; “sizi, yarı ücretle ve Grev sonu tahsil etmek üzere taşırız” açıklamasıyla katkısını sundu. Davulcu: Oğlunu ve iki davuldan birini, emrimize ücretsiz verdi. Bizde, kurduğumuz üçer kişilik ekiplerle, sendikalara, odalara, fabrikalara ve köylere gittik. Oralarda halka, Grevin sebebini, amacını anlattık. Makbuzlarla yardım topladık. Ayrıca yerel ve ulusal gazetelere Grevin gidişatını yazılı sözlü anlatıyorduk.(O zaman Mersin’de radyo TV yoktu) Üyelerimiz, evlerinden getirebildikleri yiyecek (nevaleleri) Grev yerinde paylaşıyorlardı. Yakın köylerden bize, yufka ekmek, sebze, meyve, Tarsus, Mersin esnaflarından, kendi araçlarıyla ve çuvallarla erzak, yüzlerce ekmek getirenler oldu. Kampanya duyuldukça yayıldı. Silifke, Adana, G. Antep, Hatay, İskenderun, Samandağ Ankara vs. kentlerdeki kurum ve insanlardan, hesabımıza para yatırılıyor; erzak ve kurbanlık koyunlar gönderiliyordu.
Mücadelemize, öğrenci ve gençlik örgütleri, dergi çevreleri, memur dernekleri, Muhtarlar, CHP Gençlik Kolları maddi manevi destek verdiler. Tarsus’a “Sakıncalı Piyade” oyunu için gelen tiyatrocular, bize, Grevimizi 500 den fazla seyirciye anlatma fırsatı vermişlerdi. O akşam, bağışta toplamıştık. Bu destekler, Grevcilere can suyu oldu. Direnme imkânlarımızın artması, İşvereni, sendika merkez yöneticilerimizi, bozguncu, fitne fesatçıları rahatsız etti. Bir kısmı “DİSK’i çağırıp üye olalım.” Öte yanda, Ülkücü muhalifler, “parasız Grev olmaz. Bize ödeme yapın” ve kışkırtıcı söylemleriyle, bize karşı bozgunculukta buluşuyorlardı.
1978-1 Mayıs İşçi Bayramında, üye çoğunluğumuzun hanımları, Grev alanına geldiler. Ogün desteğimize gelenlerin sayısı 1000’i geçmesine rağmen eşlerimizle organize ettiğimiz, yiyecek paketi (nevale) dağıtımıyla herkesin karnını doyurmuştuk. 1 Mayıs, mücadele ve dayanışma günü, tarihi önemine uygun sunum ve türkülerle kutlandı. İşveren bizi masaya çağırmıyordu. Gerildik. Ama patronu da inşaat mevsimi sebebiyle, çimento bayileri sıkıştırıyordu. Sözleşme tarafları, zamanlama savaşı yapıyorduk. Bizim endişemiz, sendika içinden hançerlenmekti. Onun için bize destekler büyüdüğü ölçüde, dayanma gücümüz artacaktı ve işveren üzerinde baskı oluşturacaktık. Böyle bir iklimde, iyi bir sözleşme yaparak, Grevi başarıyla bitirmenin yolu açılabilirdi.

Gelecek yazı: BAĞIŞ, YÜRÜYÜŞ, MİTİNG-FESAT, TUZAK İHANET KAVGALARI OLACAKTIR. Süleyman ÇELİKCAN

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.