MERSİN’DE EMEK VE SENDİKAL MÜCADELELERİN MİRASI-16

0
41


Değerli okurlar: Başlıktaki konuyu, 15 yazıdır sürdürüyorum. Bu makale 16. ve sonuncusu olacaktır. Hayat bir üniversitedir. Olgular öğretmendir. Sonuçlar tecrübedir. Tecrübeler, sonraki kuşaklara aktarılırsa, çok değerli bilgi mirası olabilir. Bilginin yol gösterici olabilmesi, kişilerin ekonomik, sosyal konumu, zihinsel kavrayışı, vicdan terazisi ve sınıfsal hayat tercihinde önemli bir yer tutar. 42 Yıl önce emek sermaye çelişmeleri içinde yaşadığım mücadelelerin, bir yüzü ve kesitini 15 makale özetiyle sizlere aktarmıştım. Elbette ki 40 yıl öncesi ve bu güne kadar birçok alanda, değişik mücadelelerin yer ve biçimlerinde benden az veya fazla yer alan okuyucular da olmuştur. Çünkü mücadele etmek hayata sarılmanın diğer adıdır. Ben 67 yaşımla hayatımın en değerli, en önemli, en zor, ama en güzel ve mutlu kesitlerini size aktardığımı itiraf etmeliyim.
Emekçiler dünyasına mal olan bu mücadelemizi beraber yaşadığım ve halen sağ olan öncü arkadaşlarım, Kemal Öztürk, Rıza Beke, Mehmet Aslan ile “SÖZLEŞTİK” kısmet olursa, bir araya gelip bu anıları kitaplaştıracağız. Her mücadelenin bir bedeli (cefası) vardır. Onun için her türlüsünün sonunda, kişi kendine, sonra çevresi ona, “bu mücadeleden ne kazandın” sorusu hatta şunları kaybettin gibi yorumlar gelecektir. Bir davanın bilinciyle mücadele etmek, cefayı bile sefa ya çevirir. Kazançlarımızı sıralayacak olursak: 1-Mücadale içinde, sınayarak edindiğin dostlar. 2- Zor ve neşeli anları seninle paylaşanların, olması mutluluğu. 3- Hayat, insanlık ve dostluk bilinciyle, sağlam irade. 4- Geleceğe, iyimserliğe, vefaya bağlı, hayat sevgisi. 5- Bu ilkeleri, “AŞK” olarak kavrayınca, (“aşk hiç bir zaman pişmanlık duymamak demektir.”) Bu söylemlere akılsızlık, hatta enayilik diyenler olacaktır. Çünkü günümüzde, şan, şöhret, para, etiket sarhoşu, bu zevk ve sefa içinde, kendini uyanık, zanneden birçok maalesef “budala”, mutluluğun ne olduğunu bilmeden yaşamaktadır.
Ben, 64 günlük Çimsa Grevi mücadelesinde, hayatımın en az uykulu gecelerini, (günde 4-5 saat) en az yemek (24 saatte 1-2 öğün) en çok saldırılara ( Jandarma, Polis ve muhalifler) muhatap olduğumuz dönemleri yaşadım. Fakat bunlara rağmen, hayatımın “en mutlu iki ayı” idi. Çünkü her şeyimizi paylaşan bir ekiptik. Çimsa mücadelesinden sonra, ekip arkadaşlarımız değişik görevlerle, değişik zaman ve kentlerde bulundular. Ama 40 yıllık geçen zamana rağmen, yine her yıl bir araya gelip, o günleri yaşıyorduk. Çünkü mesafe uzaklığı bize engel değil, özlem yüklüyordu. O çetin mücadelelerde, işverene ve Sendika genel merkez yönetimine karşı haklıydık. Ancak bizde hata ve yanlışlar yapmıştık. “Şimdi daha iyi anlıyoruz.” Çünkü o zaman aldığımız bazı karar ve eylemlerde, zaman, zemin ile güç dengelerini iyi hesap edemedik. Ateş kes ve uzlaşma taktiklerini, bazı atakları yer ve zamanında yapmamıştık. Sırtımızdaki yüke karşı sorumlu ve cesurduk; ama başarıyı getirecek, yeterli güç ve imkânlardan yoksun olduğumuzu kavrayamamıştık. Tecrübesiz gençliğin verdiği, coşku ve dinamizmle “her şeyi başarırız” yanılgısına düştük.
Mücadelemizin bütün doğru ve yanlışlarına rağmen, kibirlenmedik, şımarmadık. Fakat ne utandık, ne de pişman oldık. Çünkü elimizden geleni ve şahsi çıkar beklemeden, vicdanla onur duyarak yapmıştık. Anlattığımız bu mücadelelere, maddi veya manevi katkı sunan dostlarımızın bir kısmı değişik tarihlerde vefat ettiler. Onları burada anmak bir vefa borcumuzdur. Bu nedenle: Otobüs işletmecisi, Vasfi Usta, Avukat, Halil Uysal, Tiyatro sanatçısı, Erkan Yücel, Sendikanın Mersin Şube yönetiminde bizimle görev yapan, İbrahim Keleş, Yunus Ilgın ve özellikle Çimsa işyeri baş temsilcimiz Grevin öncü kahramanlarından 2018 Haziran’ında kaybettiğimiz, can dostum Süleyman Güllü’yü de saygı sevgi ve özlemle anıyor, ruhları şad, mekânları Cennet, devirleri daim olsun diyoruz.
Emek mücadelesi Dünya’da bugün de devam ediyor. Çünkü Dünya’da, insanlık ve tarihe yön veren üretimdir. Kaynağı da emektir.

EMEK, SÖMÜRÜYE KARŞI; MAZLUM, ZALİME KARŞI; HAKLI, HAKSIZA KARŞI; İNSANLIK, EMPERYALİZME KARŞI “ ANCAK MÜCADELE EDEREK” KENDİ DÜNYA’SINA SAHİP ÇIKABİLİR. <<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<<SÜLEYMEN ÇELİKCAN



Bizi desteklemek için; 

>Şahit olduğunuz haberleri habercizgi@gmail.com ‘a veya aşağıdaki sosyal medya hesaplarımız iletebilir, 

>Sosyal medyada takip edebilir, paylaşabilir, beğeni ve yorum yapabilirsiniz.

• Instagram: haber_cizgi https://instagram.com/haber_cizgi 

• Facebook: habercizgi https://www.facebook.com/habercizgi/ 

•Twitter:haber_cizgi https://twitter.com/haber_cizgi
Tüm ilginiz ve destekleriniz teşekkürler…


adana ahmetverde alisamiyen ankara Azerbaycan Beşiktaş cimbom corona coronavirüs deprem dünyadanhaberler ekonomi fenerbahçe Galatasaray Gaziantep gs gündem haber habercizgi instagram izmir korona koronavirüs magazin makale mersin mersinhaber moda ortadoğu ortadoğuhaberleri saglık salgın sağlık siyaset sondakika spor sporhaberleri suriye tv türkiye ultraslan virüs yks ÇİN İstanbul

Önceki İçerikCelal Tezel
Sonraki İçerikSüleyman Çelikcan
Süleyman Çelikcan, 1954 Tarsus doğumlu. İlkokulu burada okudu. Dışardan okuyarak Metal teknisyeni oldu.1976’da ÇİTOS-İŞ sendikasının Genel Eğitim Sekreterliğine seçildi. 1978 Adana ve Mersin Çimento fabrikalarında yapılan grevlere önderlik etti. 1979’da Tarsus’tan Mersin’e ABD U2 casus uçaklarına karşı, 2002’de Mersin’den Silopi’ye Irak ambargosuna karşı yürüyüşlere katıldı. 1979-80’de Türkiye İşçi Köylü Partisi Tarsus İlçe Başkanlığı yaptı. 1980’de yurtdışına çıkmak zorunda kaldı. 1982’de yurda döndü. 1986’da Sosyal Demokrat Halkçı Partide faaliyetlerde bulundu. Çalıştığı birçok firma veya fabrikada sendikal çalışmalar nedeniyle işten atıldı. Televizyon açık oturumlarında ve panellerde İşçi Partisi Mersin milletvekili adayı olarak Prof. Halil Cin, Prof. Enis Öksüz, AKP milletvekili Dengir Mir M. Fırat’la Türkiye’yi tartıştı. Üç yıla yakın İşçi Partisi Mersin İl başkanlığı yaptı. Türkiye kanalı AKSU TV’de ve Mersin Kanalı Toros TV’de Gazeteci Saadet Pesen’le ortak ” Haftaya Bakış ” adıyla siyasi programlar yaptı. Bölgede faaliyet yürüten kitle örgütlerinde konferanslar verdi. Mersin Çukurova ve Mersin Gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Evli ve 3 çocuk babası olan yazarımız Arapça ve Almanca bilmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here