TÜRK LİRASI TARİHİN EN DÜŞÜK SEVİYESİNDE

0
41

29 Mayıs Cumartesi gününe başlarken doların 8.6145 olduğu ve rekor üstüne rekor kırdığı ifade edilmekteydi. Doların rekor kırması demek ülkemiz açısından Türk Lirasının değer kaybetmesi demekti. Allah’tan dolar kurunun serbest piyasa ortamında belirlendiği ve merkez bankasının sadece acil durumlarda müdahale edebildiği dalgalı kur rejimi ülkemizde uygulanmaktaydı. Hafazan-Allah geçmişte olduğu gibi sabit döviz kuru sistemi uygulanıyor olsaydı bunun adı düpedüz “devalüasyon” idi ve develüasyon sadece ekonominin değil siyasal iktidarların da başını yakan bir belaydı. Dolayısıyla bu kavramın yeni sistemde kullanılmıyor olması hükümet açısından bir avantaj olarak değerlendirilebilir.

Peki ekonomi açısından doların yükselmesi bizi aynı sonuca, yani Türkiye ekonomisinin güç ve itibar kaybetmesine götürmüyor mu ? Tabii ki götürüyor ve sadece laf kalabalığı ve algı yönetimiyle durum geçiştirilince gerçeklerden kopuk bir kitle, kendini avutmuş oluyor. Nasıl olsa memleketimizde tükenmeyen istismar konuları var ve bunlardan bir tanesi de dış düşmanlar. Örneğin, dolar neden yükseliyor? Ne olacak bu milli paramızın hali ? dediğinizde size; her an “bu ezan susmayacak, bu bayrak inmeyecek” diyenlerle bu coşkulu savsaklamaya inanan insanlar karşınıza çıkabiliyor. O yüzden de çözüm hayalleri biraz daha öteleniyor.

2021 Ocak ayından Mayıs ayının sonuna kadar Türk Lirasının % 15 değer kaybettiğini ve bunun bal gibi de devalüasyon olduğunu hatırlatarak biz gerçeklere odaklanmaya devam edelim. Halihazırda Türk Lirası Cumhuriyet tarihinin gerçekten de en düşük seviyesinde ve muhtemelen içerdeki ve dışarıdaki sorunlar yumağıyla önümüzdeki sonbahara kadar daha da değer kaybedecek gibi görülüyor. Çünkü algı yönetiminden kendimizi kurtarıp ekonomik, siyasi, hukuksal düzlemlerde iyileştirme olacağına dair ortada belirgin bir ibare bulunmuyor. Birçok devlet kurumu gibi siyasi operasyonların adreslerinden birisi olan Merkez Bankası’nın bu ortamda yapacağı en etkili iş ise “merkez bankası başkanlarını” bir bir götüren faiz oranlarını arttırmadan dayanabildiği kadar dayanmak. 

Bugün itibariyle döviz kurları neden yükseliyor sorusunun cevaplarını aşağıya tek tek sıralayarak vaziyet-i umumiyye hakkında tespitlerde bulunarak en azından biz kendi görevimizi yerine getirelim:

  1. ABD ekonomisinde toparlanma emareleri var ve son olarak enflasyon % 4.2 ile beklentilerin üzerine çıktı. Bu, FED üzerinden faiz arttırma ve parasal genişlemeyi yavaşlatma anlamına geliyor ki bu da ülkemiz için dövizin dışarıya kaçması demek oluyor. Sonuç; dolar yukarıya TL aşağıya.
  2. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi % 1.61’e yükseldi. Sonuç yatırım yapan fonların tekrar dolara yönelmesi ve daha hızlı döviz kaçışı. Yani dolar yukarı TL aşağıya.
  3. Önceki yazımızda belirttiğimiz üzere Türkiye’nin dış yükümlülükleri, dış borcu çok yüksek ancak rezervleri yetersiz veya tüketilmiş durumda. Bu nedenle Türkiye’nin risk primi (CDS) yüksek kalmaya devam edecek, bu nedenle de dolar yukarıya TL aşağıya.
  4. Memleketimiz içinde, yani iç cephede siyasi gerginlik bir an olsun azalmıyor. Dünya kadar sorunla ancak birlik ve beraberlik içinde çalışarak mücadele etmek ve gençlere umut olmak hayati bir zorunluluk iken, siyasilerin birbirlerine sözleri, mafya tartışmalarından veya mafya-siyaset ilişkilerinden etkilenilmiş olsa gerek, mafya tipi rajon kesmelerini aratmıyor. Tehditlerin, hakaretlerin, hatta partilerin kendi içlerindeki ayak kaydırma, birbirini satma hamlelerinin gümbür gümbür aktığı, televizyon dizisi ya da youtube serisi tadında bir siyaset atmosferi var. Siyasi etik kavramının sadece duvarda asılması gereken bir söz olarak kaldığı ülkemizde durum bu kadar vahimken ekonomideki başta enflasyon-işsizlik sorunlarının çözümlenmesi kısa vadede bir hayal. Bütün bunlar olurken de yargı erki, iktidar kanadından gelecek tepkiye göre kendini konumlandırıyor. En azından dışarıdan bakıldığında oluşan algı bu şekilde ve örneğin kurnaz yerli-yabancı yatırımcı (fon sahibi) da bütün olan bitenleri sinsi sinsi izliyor. Sonuç ticaret, tarikat, siyaset, mafya tartışmaları devam ederken ve kuvvetler ayrılığına, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin etkinliğine darbe vuran yeni sistemde yargı bağımsızlığı iyice yara almışken dolar yukarıya TL aşağıya.
  5. Para politikası enflasyonla mücadelede çok önemli olan enflasyon beklentilerini kontrol altına alacak kadar sıkı duruş sergilemiyor. Satır aralarında merkez bankasının bu duruşa yönelik sözleri olsa da bunun ısrarlı bir duruş olmadığı yine piyasa kurtları ve uluslararası akbabalar tarafından gözden kaçırılmıyor. Sonuç, sıkı para politikasında ısrarcı olunmayacaksa ve şu anda % 19 seviyesinde olan baş belası faizler arttırılmayacaksa dolar yukarıya TL aşağıya.  

Prof. Dr. Hüseyin M. YÜCEOL



Bizi desteklemek için; 

>Şahit olduğunuz haberleri habercizgi@gmail.com ‘a veya aşağıdaki sosyal medya hesaplarımız iletebilir, 

>Sosyal medyada takip edebilir, paylaşabilir, beğeni ve yorum yapabilirsiniz.

• Instagram: haber_cizgi https://instagram.com/haber_cizgi 

• Facebook: habercizgi https://www.facebook.com/habercizgi/ 

•Twitter:haber_cizgi https://twitter.com/haber_cizgi
Tüm ilginiz ve destekleriniz teşekkürler…


adana ahmetverde alisamiyen ankara Azerbaycan Beşiktaş cimbom corona coronavirüs deprem dünyadanhaberler ekonomi fenerbahçe Galatasaray Gaziantep gs gündem haber habercizgi instagram izmir korona koronavirüs magazin makale mersin mersinhaber moda ortadoğu ortadoğuhaberleri saglık salgın sağlık siyaset sondakika spor sporhaberleri suriye tv türkiye ultraslan virüs yks ÇİN İstanbul

Önceki İçerikBeşiktaş’ın transfer yapması zor
Sonraki İçerikHatay’da 2 hafta önce öldürülen köpekle ilgili soruşturma başlatıldı
Dr. Hüseyin Mualla YÜCEOL 20.02.1971 tarihinde Adana’ da doğmuştur. İlköğretim ve Ortaöğretimini Adana’ da tamamlamış, lisans eğitimini Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünde, Yüksek Lisans ve Doktora eğitimini Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Ana Bilim dalında tamamlamıştır. Mersin Üniversitesi Erdemli Meslek Yüksekokulu’nda 1996 yılında göreve başlayan Dr. Yüceol, 2003 yılında Yardımcı Doçent 2008 yılında Makro İktisat temel bilim alanında Doçent unvanını almıştır. 2013 yılında profesör olan Hüseyin Mualla Yüceol, Mersin Üniversitesi’nde Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri ile Uluslararası İlişkiler bölümlerinde bölüm başkanlıkları, Erdemli Uygulamalı Teknoloji ve İşletmecilik Yüksekokulu’nda Müdürlük, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Dekan Vekilliği görevlerini yürütmüştür. Kendisi halen Mersin Üniversitesi İİBF Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkiler bölümünde çalışmakta ve Toros Üniversitesi Mütevelli Heyetinde görev yapmaktadır. Evli ve üç çocuk babası olan Hüseyin Mualla Yüceol’un yayımlanmış ‘Ahlâki Ekonomi’ ve ‘İşsizlik Kuramları ve İşsizlikle Mücadele Politikaları’ adlı iki kitabı, çok sayıda araştırma makalesi, ulusal ve uluslararası bildirileri bulunmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here