Zehirli Büyüme

0
42

Türkiye ekonomisinin uzun bir dönemdir içinde bulunduğu kriz sarmalı ve bir türlü üzerine gidilmeyen yapısal sorunların varlığı nedeniyle, büyüme sürecinin istihdam yaratmaktan, gelir dağılımını iyileştirmekten kısaca halka gerçek anlamda dokunmaktan uzak olduğunu ifade ediyorduk. Haber Çizgi haber portalında yani bu sayfada daha önce “yoksullaştıran büyüme” yazımızla Türkiye’deki ekonomik büyümenin yoksulluk yaratabileceğini, “uçan ekonomi” yazımızla da görece yüksek çıkan büyüme rakamlarının ekonomiyi uçuruyor gibi gösterdiğini ancak reel göstergeler bakımından yerlerde süründüğünü ifade etmeye çalışmıştık.

Şimdi baz etkisiyle ekonominin yüksekten uçuşu tekrar gerçekleşmiş oldu. Baz etkisi; karşılaştırmaya konu olan iki dönemden ilkinde ortaya çıkan aşırı bir düşüş veya yükselişin karşılaştıran dönem üzerinde yarattığı yanıltıcı etki olarak bilinmektedir. Dolayısıyla karşılaştırılan bir önceki dönemde yüksek bir küçülme olduğunda bir sonraki dönemde sanki çok yüksek bir büyüme varmış gibi görünebilir. Aslında bu durum sadece Türkiye’de değil, İngiltere, İspanya, Fransa ve İtalya gibi ülkelerde de % 20 civarında dönemsel artışlarla gerçekleşti.

TÜİK’in web sayfasında yer alan yukarıdaki grafik durumu net bir şekilde ortaya koymaktadır. 2020’nin ikinci çeyreğinde pandemi nedeniyle ekonomi neredeyse durmuş ve ekonomi -10.4 küçülmüştü. 2021’nin ikinci çeyreğinde ise ekonomide canlanmalar başlayınca (yatırımlar ve ihracat artışları önplanda yer aldı) baz etkisiyle uçuş gerçekleşti. Halbuki mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre %0,9 arttı. Böylece gerçek durum yani baz etkili büyüme sürecinin kaynağı ortaya çıkmış oldu.

Toplumun genelinde yaşanan ekonomik sıkıntılar, artan kredi borçları, azalmak bilmeyen fiyat artışları hesaba katıldığında bu sıçrama anlamını yitiriyor. Büyüme rakamlarının hemen akabinde açıklanan enflasyon rakamları tüketici fiyatlarında % 19’un üzerinde (merkez bankasının politika faizini geçmiş durumda) üretici fiyatlarında ise % 45 civarında artışlarla gerçekleşti. 2022 yılının ilk 6 ayı için toplu sözleşme ile memurlara verilen zam (% 5) üzerinden bakılırsa büyümenin işçiye, emekliye, çiftçiye zaten yansımıyor olduğunu görmek mümkün. İşgücü ödemelerinin milli gelir içindeki payı % 37’den % 32.9’a düştüğüne göre çalışanların gelirlerinin düştüğü de açık.

Türkiye’nin nüfusunun ne kadar arttığı ne kadar mülteci/sığınmacı kabul ettiği ve bunun daha ne kadar sürdürülebilir olduğunu sorgularsak büyümenin yine havada kaldığını olsa olsa bu büyümeden az sayıda zenginin ya da kıyamet kopsa garantili paralarını alan, bu arada vergi indirimlerini de büyük bir minnetle kabul eden yap-işlet-devretçilere gittiğini söylemek yanlış sayılmayacaktır. Kısaca söylemek gerekirse verilerin ne kadar doğru ve güvenilir olduğundan ziyade bu büyümenin halkta bir karşılığının olup olmadığı önemlidir. Refah artışı dar gelirliye, çalışana, emekçiye gitmiyor fakat zenginlere yarıyorsa, bir de bütün bunların üstüne halkın sırtına bindirilen iç ve dış borç yükü sürekli artıyorsa bu sanal büyümenin yeni adı pekala “zehirli büyüme” olabilir.

Önceki İçerikAdalet Bakanlığına sözleşmeli personel alınacak
Sonraki İçerikAşık Veysel’in oğlu, babasının yanında toprağa verilecek
Dr. Hüseyin Mualla YÜCEOL 20.02.1971 tarihinde Adana’ da doğmuştur. İlköğretim ve Ortaöğretimini Adana’ da tamamlamış, lisans eğitimini Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünde, Yüksek Lisans ve Doktora eğitimini Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Ana Bilim dalında tamamlamıştır. Mersin Üniversitesi Erdemli Meslek Yüksekokulu’nda 1996 yılında göreve başlayan Dr. Yüceol, 2003 yılında Yardımcı Doçent 2008 yılında Makro İktisat temel bilim alanında Doçent unvanını almıştır. 2013 yılında profesör olan Hüseyin Mualla Yüceol, Mersin Üniversitesi’nde Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri ile Uluslararası İlişkiler bölümlerinde bölüm başkanlıkları, Erdemli Uygulamalı Teknoloji ve İşletmecilik Yüksekokulu’nda Müdürlük, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Dekan Vekilliği görevlerini yürütmüştür. Kendisi halen Mersin Üniversitesi İİBF Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkiler bölümünde çalışmakta ve Toros Üniversitesi Mütevelli Heyetinde görev yapmaktadır. Evli ve üç çocuk babası olan Hüseyin Mualla Yüceol’un yayımlanmış ‘Ahlâki Ekonomi’ ve ‘İşsizlik Kuramları ve İşsizlikle Mücadele Politikaları’ adlı iki kitabı, çok sayıda araştırma makalesi, ulusal ve uluslararası bildirileri bulunmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here