Varlık Varışı Daha Çok Kime Hizmet Etti ?

0
45

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu tarafından yayınlanan Pandora Belgelerine göre Türkiye’den 200’ü aşkın ismin vergi cennetleri olarak bilinen ülkelere para aktararak vergiden kaçırdığı anlaşılmış oldu. Asgari ücretten yaklaşık 500 lira vergi kesen bir vergi sisteminde büyük holdinglerin yüzlerce milyon doları vergiden kaçırması ve bunlara göz yumulması aslında her şeyi gözler önüne seriyor. Adaletin bir alanda daha yara alması sağlanmış oluyor. Bu kadar adaletsizliğin olduğu bir ülkede kim kime niçin nasıl güvensin ? Haksızlıklar, eşitsizlikler nasıl ortadan kalksın ?

Bu holdingler ve dönemin yeni zenginleri bu kadar parayı devletten aldıkları iş ve ihalelerle elde ederken öte tarafta işçilerin de sırtından birikim yapmaktadır. Ama iş vergi ödemeye gelince paralar vergi cenneti olarak tabir edilen offshore bankacılık (kıyı bankacılığı) sistemine akıtılmaktadır. Ve ülkemizde 2006’da çıkarılan Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30. Maddesi’nin 7. Fıkrasında Cumhurbaşkanı tarafından vergi cennetleri olarak bilinen ülkelerin listesinin ilan edileceği ve bu listede yer alan ülkelere aktarılacak paralardan yüzde 30 oranında vergi kesileceği hükmü yer almaktadır. Oysa çıkmasının üzerinden 15 yıl geçmesine rağmen Cumhurbaşkanlığı makamı tarafından vergi cennetleri listesi açıklanmamıştır. Bu saatten sonra açıklansa ne olur ne biter ne anlamı vardır bilinmez, ancak zararın neresinden dönülürse kardır mantığından başka sığınacak bir şeyimiz yok.

Ama burada esas mesele başka bir konu başlığının gündeme gelmesidir. Söz konusu yasanın gereğini yerine getirmeyen hükümet veya Cumhurbaşkanlığı makamı yaklaşık aynı zaman zarfında tam 7 kez Varlık Barışı adı altında düzenlemelere gitmiştir (2008, 2011, 2013, 2016, 2018, 2019, 2021). Bütçede ve hazinede para kalmayınca her defasında dışarıdaki özellikle döviz cinsinden paraların ülkeye kazandırılması düşünülmüştür. Ama niyet kabahati de ortaya çıkarmıştır; yani dışarıya çıkarılan paralar bilindiği için bunların bir şekilde sisteme yeniden kazandırılması hesaplanmıştır. Paralar gelirken de kaynağının sorulmayacak olması veya herhangi bir vergi alınmayacak olması bu işi yapanlara ve yapacak olanlara da bir çeşit teşvik olmuştur.  

Ne yazık ki sonuç, vergide adaletin daha çok sarsılması ve vergi ahlakının uçup gitmesi. Ama bütün bunların ötesinde kara paranın aklanması ve terörizmin finansmanı ile mücadelenin de sekteye uğramasıdır. Başta uyuşturucu olmak üzere pek çok yasa dışı eylemle elde edilen paraların yönetim sistemindeki, dolayısıyla vergi sistemindeki zafiyetlerden faydalanarak bir şekilde legalize edildiği bilinmektedir. Bir ülkeye bundan daha beter ne tür bir kötülük yapılabilir ? Bir tarafta dövizleri, altınları yurtdışına götürüp malikanelere, gayrimenkullere, otellere yatıranlar ve daha çok çalınacak şeylere kılıf işlevi gören bağışlar-bağışçılar, öte tarafta aldığı asgari ücret veya onun belirli miktar üzerinde ücret alarak geçimlerini sağlamaya çalışan ama vergilerini ödeyenler. Bir tarafta ülke içinde sınır ötesinde vatani görev düşüncesiyle nöbet bekleyen, şehit veya gazi olan güvenlik görevlileri diğer taraftan sistemdeki gediklerden faydalanıp bölücü ya da gerici faaliyetler için para temin edenler. Bütün bu olan bitenler sonucunda varlık barışının daha çok kime hizmet ettiğinin takdiri size aittir.

Prof. Dr. Hüseyin M. YÜCEOL

Önceki İçerikSırbistan’daki Belgrad Filoloji Lisesinde Türkçe öğretilecek
Sonraki İçerikSedat Peker hakkında tutuklama kararı çıkarıldı
Dr. Hüseyin Mualla YÜCEOL 20.02.1971 tarihinde Adana’ da doğmuştur. İlköğretim ve Ortaöğretimini Adana’ da tamamlamış, lisans eğitimini Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünde, Yüksek Lisans ve Doktora eğitimini Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Ana Bilim dalında tamamlamıştır. Mersin Üniversitesi Erdemli Meslek Yüksekokulu’nda 1996 yılında göreve başlayan Dr. Yüceol, 2003 yılında Yardımcı Doçent 2008 yılında Makro İktisat temel bilim alanında Doçent unvanını almıştır. 2013 yılında profesör olan Hüseyin Mualla Yüceol, Mersin Üniversitesi’nde Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri ile Uluslararası İlişkiler bölümlerinde bölüm başkanlıkları, Erdemli Uygulamalı Teknoloji ve İşletmecilik Yüksekokulu’nda Müdürlük, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Dekan Vekilliği görevlerini yürütmüştür. Kendisi halen Mersin Üniversitesi İİBF Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkiler bölümünde çalışmakta ve Toros Üniversitesi Mütevelli Heyetinde görev yapmaktadır. Evli ve üç çocuk babası olan Hüseyin Mualla Yüceol’un yayımlanmış ‘Ahlâki Ekonomi’ ve ‘İşsizlik Kuramları ve İşsizlikle Mücadele Politikaları’ adlı iki kitabı, çok sayıda araştırma makalesi, ulusal ve uluslararası bildirileri bulunmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here